2019_Ekim
33 TJK’NIN SESİ EKİM 2019 D.T. : Bence de olmalı. Bu proje ile daha iyi atlar alınabilir. Bir kişinin kendi adına şahsi olarak alabileceği bir at ile 20 kişinin müşterek olarak alabileceği at farklı olur. Tek bir kişinin 10 bin Euro’ya alabileceği bir at yerine 20 kişi bir araya gelirse, 200 bin Euro’luk bir at alınabilir. Arqana Racing Club’ın sahipleri de 2013 yılında bu konu ile alakalı bir yarış kulübü kurmuşlar. Son olarak Arqana’da kısrak satışları 7 – 10 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek diyelim ve bizim atçılarımızın da yakından ilgilendiği bir diğer ülkeye; Amerika Birleşik Devletleri’ne geçelim. S.O. : Evet… Amerika Birleşik Devletleri, zamanında çok başarılı safkanlar aldığımız bir ülke. D.T. : Amerika, özellikle kum yarışlarında başarılı safkanlar yetiştirilen bir ülke. Gerçi, çim pistlerde de çok ses getirmeye başladılar. Keeneland Lexington’ın batısındaki tarım arazisinde 147 dönüm büyüklüğündeki bir arazinin üzerinde, kar amacı gütmeyen bir yarış / açık arttırma şirketi olarak kurulmuş. Dünyanın en büyük ve en seçkin Thoroughbred (safkan) müzayede evi olan Keeneland, Ocak, Nisan, Eylül ve Kasım aylarında olmak üzere, yılda dört kez satışlara ev sahipliği yapıyor. S.O. : Dört adet satış düzenleniyor ama bu satışların düzenlendiği tarih aralıkları, diğer müzayede şirketlerinin satışlarıyla karşılaştırıldığında çok daha uzun oluyor. 12 gün boyunca devam eden satışlar düzenliyorlar. D.T. : Evet, ona da geleceğiz. Keeneland’in en önemli satış organizasyonu olan Eylül satışları, 1944’ten günümüze kadar sonbaharda olacak şekilde, çeşitli zamanlarda gerçekleştirilmiş ve 1960’ta da kalıcı olarak Eylül ayına alınmış. S.O. : Eğer bir inceleme yaparsak, Eylül ayında düzenlenen Keeneland September Sales, bütün dünyadaki atçıların dört gözle beklediği, satışlara hücum ettiği, çok büyük paraların da döndüğü ve bu satışlardan alınan atların daha sonra aygır olduklarını görebiliriz. D.T. : Aynen öyle. 9 – 22 Eylül tarihlerinde düzenlenen bu satışlar da yaklaşık 10 gün önce sona ermiş. Tabii, ses de getiren bir satış oldu. Biliyorsun, bu yılki satışlarda, 8.2 milyon Dolar’a dişi bir tay satıldı. S.O. : Bana, katalog sayfasından bu tayın orijinini söyler misin? D.T. : Bu sayfaya baktığımda, Triple Crown galibi olan American Pharoah’ı görüyorum. Tabii, Amerika Triple Crown galibi bir babasının olmasının yanında, bu kadar değerli olmasını sağlayan Beholder’ı da burada görüyorum. S.O. : Evet, ayrıca Mendelsshon’ı dolayısıyla Scat Daddy’yi, bir başka aygır olan Into Mischief’i de görüyorum. Çok güzel bir pedigri ama 8.2 milyon Dolar eder mi veya etmez mi, orası ayrı bir konu. Biraz reklam kokan bir hareket de olabilir. Genelde yurtdışındaki haralar ve aygır sahipleri, aygırlarının taylarına bu tip uçuk rakamlar ödeyerek iyi reklam yapıyorlar. Ama bana sorarsan bu tay ileride annelik kariyeri ile birlikte de bu parayı amorti eder. D.T. : Bana da biraz öyle geliyor. Ne yazık ki, özellikle Türkiye’de dişi taylara burun kıvrılıyor, erkek olan atlara çok talep olurken… Ne yazık ki, dişi olduğu zaman çekimser davranılıyor. S.O. : Diğer bir yandan baktığımızda, Enable adlı safkan örneğini görüyoruz. Enable iki senedir Prix De L’ Arc De Triomphe’un galibi ve bu yıl da bu yarışa katılacak. Bugüne kadar yaptığı yarışları ile zaten dikkat çekti ama eğer bu koşuyu üçüncü defa kazanırsa, dünya tarihine geçecek. D.T. : Evet, son birkaç yıla baktığımızda dişilerin zirveye oturduğunu da söyleyebiliriz. Şimdi, hazır 8.2 milyon Dolar gibi yüksek bir rakamdan bahsetmişken, Amerika’da az önce anlattığımız Eylül ayı satışlarında bir tay için verilen en yüksek rakamın 11.7 milyon Dolar olduğunu ve bu paranın da John Ferguson tarafından, Meydan City adlı bir safkana ödendiğini görüyoruz. S.O. : Peki, bu at yarış hayatında ne kazanmış? D.T. : 24 bin Pound kazanmış ve aygırlık yapmamış. Tabii, biz şu anda taylar için konuşuyoruz. Yoksa, idmanlarına başlamış olup da 16 milyon Dolara satılan bir örnek veya 70 milyon dolara satılan aygır da var. Bugüne kadar en yüksek bedel ile satılan taya gelirsek, bu tayın Seattle Dancer olduğunu görüyoruz. Bu tayın satışı çok ses getirmişti. Hatırlarsan, 1999- 2000 yıllarında seninle İrlanda’dayken bu tay hala konuşuluyordu. Fiyatı da 13.1 milyon Dolar... 1985 yılının Temmuz ayında ödenen bu inanılmaz rakam, günümüzde 30 milyon Doların üzerinde bir rakama denk geliyor. Bu atın da kariyer kazancı 152 bin Dolar. Fakat, asıl kazancını aygırlık kariyeri sırasında yapıyor. Almanya Derby Şampiyonu Que Belle ve 1996 yılı Kentucky Oaks galibi Pike Place Dancer’ı vermiş. Tabii, bu tayın da babasının dünyaca ünlü bir yarış atı ve aygır olan son İngiltere Triple Crown galibi Nijinsky olduğunu da belirtelim. Peki, son olarak biraz daha Amerika satışlarından bahsedelim istiyorum. S.O.: Evet, Amerika’da Kasım ayının ortalarında hem tay hem de kısrakların satışa çıkartıldığı bir satış daha yapılacak. Zaten bu satıştan sonra sırasıyla, İrlanda, İngiltere ve son olarak da Fransa’da satış düzenliyor. Aralarında da böyle bir anlaşmaları var. D.T.: Amerika Birleşik Devletleri’nin hem kum hem de çim pistlerinin yapısı bizimki ile çok benzer özellikler gösteriyor. Son yıllarda çim pistlerde de başarı sağlamaya başladılar. Sen ne dersin, artık atçılarımız Avrupa’dan ziyade Amerika’ya daha fazla ilgi göstermeye başlar mı? S.O. : Olur! Eğer yine çim atı arıyorlarsa olabilir. Evet, çim atı dediğimizde, aklımıza ilk olarak Avrupa ülkeleri geliyor. Çünkü, yeri geliyor Avrupa’daki atlar Amerika’da düzenlenen çim yarışlarına gidip rahatça kazanıyorlar. Ama Amerika’da eğer iyi araştırılırsa, uygun fiyata çim orijinleri bulmak da mümkün olabilir. D.T. : Sayın Oktav, yine çok güzel bir program oldu. Umarım okuyucularımız da beğenmişlerdir. Değerli okuyucularımız, bir Atçılık Sohbetleri Programı’nın daha sonuna geldik. Bizi izlediğiniz ve okuduğunuz için teşekkür ederiz. Bir sonraki Atçılık Sohbetleri Programı’nda görüşmek üzere… Hoşçakalın... FRANSA / ARQANA
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=