2019_Agustos

59 TJK’NIN SESİ AĞUSTOS 2019 30 Haziran 2019 Pazar günü gerçekleştirilen Kadın Binici Dostluk Kupası Koşusu’nda mikrofonun başına geçerek ülkemizde at yarışı anlatan ilk kadın spiker olmanız büyük bir yankı uyandırdı. Erkeklerin ağırlıklı olarak aktif rol aldığı bir sektörde yarış anlatma kararı aldınız. Bu süreç nasıl işledi anlatır mısınız? Aslında erkeklerin yoğun olarak görev aldığı bu sektörde yarış anlatma kararını almamı sağlayan kişi yine bir erkek oldu; Türkiye Jokey Kulübü şef spikeri Erkan Barış. Eğer ortada yankı uyandıran bir durum varsa, onunla birlikte çalışmamız sayesinde olmuştur. Türkiye Jokey Kulübü’nde işe başladığımda yarış anlatabiliyor olmayı, en azından o yeteneğe sahip olabilmeyi hep istedim. Bu durumu kendi aramızdaki sohbetlerde dillendiriyordum zaten, sonra Erkan Barış bana, “Çalışırsan olmaması için hiçbir sebep yok, neden olmasın?” dedi. Bir gün İstanbul’da bilgisayardan bir koşu açtık, sesini kıstık. “Koşuyu anlat bakalım” dedi. Start verildikten sonra hiçbir şey söyleyemedim, “Eee şimdi ne olacak” dedim. Sonraki süreçte adım adım gittik, beni güzel bir şekilde çalıştırdı sağolsun, gerçekten çok büyük emek verdi. Erkan Barış’ı çok zorladığım dönemler de oldu. Son iki buçuk üç aydır, haftanın belirli günlerinde, fırsat bulabildiğimiz kısa anlarda buluşup çalışmaya başladık ve sonunda 30 Haziran 2019 Pazar günü geldi çattı. Yarış günü anlatım kabinine de beraber çıktık, anlatırken de yanımdaydı. Ona çok teşekkür ediyorum, o olmasaydı tüm bu başardıklarımızın gerçekleşmesi imkânsız olurdu. Tüm ekip arkadaşlarım da bu süreçte bana inanılmaz destek oldular. Başta bize bu yolu açan Başkanımız Serdal Adalı olmak üzere, Yönetim Kurulu Üyelerimize çok teşekkür etmek istiyorum. Onlar bu yolu açmasaydı zaten bunu yapabilme şansımız da yoktu. 30 Haziran günü hangi koşuyu anlatacağımı belirleyen de yine şef spikerimiz Erkan Barış oldu. Yöneticilerimizle iletişime geçti. Bütün bu süreci çok güzel bir şekilde yönetti. Esasında yarış anlatacağımı o güne kadar saklamaya çalıştık çünkü sürpriz olmasını istedik. O günkü hayalim, koşu başladığında mikrofondan sesimin duyulması ve insanların bir anlamda şaşırmasıydı. Anlatım esnasındaki hisleriniz nasıldı? Çok heyecanlıydım tabi ki. Büyük bir duygusallık vardı. Çok karışık duygular yaşadım. Yabancı yarış spikerimiz Ekrem Hazırlar, “Kadın Binici Koşusu için söz Esen Gök’te” dediğinde hipodromdan bir alkış geldi. Yarışseverlerimiz de destekledi sağolsunlar. O ana kadar çok heyecanlıydım ama soğukkanlılığımı korumaya çalışıyordum. O alkışı duyunca inanılmaz hissettim, gözlerim karardı. Sonrasını çok hatırlamıyorum, tüm olaylar kabinden inene kadar ne yaşadığımı tam idrak edemeden gerçekleşti, her şey rüya gibiydi. O sebeple, neler hissettiğimi tek tek tarif edemiyorum. Yarışı anlattığınız günün programında atçılığımızın Derbisi Gazi Koşusu’nun da yer alması nedeniyle Veliefendi Hipodromu’nda muazzam bir kalabalık vardı. Böyle büyük bir kitlenin önünde yarış anlatmak nasıl bir duyguydu? Aslında heyecanımın artmaması için kabine gelene dek ne kadar insanın gelip canlı olarak yarışları izleyeceğini düşünmemeye çalıştım ama tabi kabine çıktığımda aşağıya bir göz attım ve tribünlerde biraz tenhalık olduğunu gördüm. Bu durum beni biraz rahatlatmıştı. Gazi Koşusu’na doğru kalabalığın daha da artacağını düşündüm. Fakat sonrasında atlar piste gelirken tribünlere baktığımda inanılmaz bir kalabalık gördüm, gözlerimi hemen oradan kaçırdım. Yarışseverler de aşağıdan kabine bakıyordu, benim için tarifsiz bir heyecandı. Yarış esnasında ve sonrasında tribündeki izleyenler tarafından yoğun bir destek aldığınız görüldü. Ekran başındaki ve özellikle sosyal medyadaki yarışseverlerden nasıl geri dönüşler aldınız? Hayalimin çok çok ötesinde, harika geri dönüşler aldım. Bilemiyorum, bu anlatım bu kadar desteği hak ediyor muydu? Ama her zaman söylüyorum; yarışseverlerle çok güçlü bir bağımız olduğuna inanıyorum. Onlar, ben daha yarışı anlatmadan alkışlarıyla bunu gösterdi. Anlatım bittikten sonra da çok iyi geri dönüşler aldım. Neredeyse olumsuz yoruma rastlamadım diyebilirim. Bu yüzden izleyenlere de bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra yeniden bir yarış anlatmak ister misiniz? Tabi ki isterim ancak bu tek başıma verebileceğim bir karar değil. Bu sürecin ardından yöneticilerimizle iletişime geçeceğiz. Tabi onların da çok desteklediğini biliyoruz, bu zaman zarfında bunu gördük. İnşallah devamı gelecek, istiyoruz… At yarışları dünya çapında birçok ülkede gerçekleştirilmesine rağmen yarış anlatan kadın spiker sayısı yok denecek kadar az. En yakın örneklerinden biri 2014 yılında ABD Suffolk Downs’ta mikrofon başına geçen Jessica Paquette. 30 Haziran günü anlattığınız yarışla kadınların da bu alanda başarıyla rol alabileceğini herkese gösterdiniz. Bir nevi hemcinslerinize cesaret vererek bir yol açtınız. Onlara ne söylemek istersiniz? Sanatçı Maya Angelou’nun bir sözü var; “Bir kadın kendi sesini duyurmak için ayağa kalktığında, diğerlerini düşünmemiş olsa bile tüm kadınlar için ayağa kalkmış olur”, bu gerçekten çok sevdiğim bir sözüdür. Umuyorum ki burada söylendiği gibi, hemcinslerim adına bazı şeyleri temsil edebilmişimdir. Tabi ki daha çok cesaret gösteren, daha çok yarış anlatan kadın neden olmasın. Kadın sesinden yarış dinlemenin nasıl bir tepki doğuracağı konusu başlarda biraz muammaydı, açıkçası tereddütlerim vardı. Ancak yarışseverlerden gelen yorumlar arasında bu konuya dair tek bir olumsuz geri dönüşe bile denk gelmedim. Pek çok farklı spor branşında daha önce kadın spikerler denendi fakat at yarışında bir kadının bu rolü üstlenmesi daha çok sevildi gibi geliyor bana. Hep birlikte çok güzel işler yapabiliriz diye düşünüyorum. Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir konu var mı? Çalıştığım kurum olan Türkiye Jokey Kulübü adına TJK’nın Sesi Dergisi’ne konuşmak benim için çok özel, bunun için sizlere çok teşekkür ediyorum. Bu yolda bana destek olan herkese yine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=