2019_Agustos
SHIRE CİNSİ ATLAR Aslen askeri amaçlar için geliştirilen ve soğuk kanlı ırka mensup Shire cinsi atlar, tepeden tırnağa zırh ve silah kuşanmış bir askeri ve o askerin yolculuk esnasında ihtiyacı olan diğer tüm malzemelerle birlikte taşıyabilen dayanıklı bir at cinsidir. Uygun beslenme koşullarında ortalama 1 ton ağırlığında olan ve boyları 170 - 190 santimetre arasında değişiklik gösteren Shire’ler, ortalamaların üzerindeki istisnalar ile birçok defa aynı anlamlara gelen “Dünyanın En Büyük Atı” veya “Dünyanın En Uzun Atı” unvanlarını kazanmışlardır. Teknolojinin ilerlemesiyle beraber mekanize birliklerin artması ve bunun bir sonucu olarak da atlı birliklere verilen önemin nispeten azalması ile popülasyonları azalmış olsa da yakın geçmişte yük taşıma amacıyla kullanılmaya başlanmışlardır. Genelde yağız, doru veya gri renkli donları ile dikkat çeken Shire atlar, devasa cüsseleri ve ayaklarındaki uzun tüyler ile günümüzde atlı şovlarda en çok tercih edilen cinslerinden birisidir. Bugüne kadar kayıtlara geçirilen en büyük at da İngiltere’nin Bedfordshire adlı kasabasında yaşamış olan Sampson isimli iğdiş bir at olmuştur. 1846 yılında dünyaya gelen ve Shire cinsi olan Sampson, 219 santimetrelik boyu ve 1524 kilogram ağırlığı ile “Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Büyük Atı” unvanına sahiptir. Günümüzde yaşayan en büyük at ise, yine soğuk kanlı bir cins olan Big Jake adındaki bir Belçika atıdır. Guinness Rekoru’nu elinde bulunduran Big Jake’in nalları çıkartılarak yapılan ölçümünde, cidago boyunun 210.19 santimetre olduğu tespit edilmiştir. Türkiye Jokey Kulübü Yayınları’ndan temin edebileceğiniz, İhsan Abidin Akıncı’nın Osmanlı Atları adlı eserinde de Shire atlarından ağır yük hayvanları olarak söz edilmiş ve o yıllarda ülkemizde ağır yük hayvanlarının bulunmadığı, Ziraat Nezareti’nin böyle bir ırk teşkil etmek için “Ardene” atları ithal etme kararı aldığına değinilmiştir. BIG JAKE Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz röportajımızdan iki hafta sonra, uzun bir süredir takip ettiğim bir at olan “Thor” için İstanbul’a geldim. Thor, Lord of The Horses adlı atlı gösteri grubunun bir ekip üyesiydi. İstanbul’da gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra, Thor’u 21 Şubat tarihinde tesisimizin at kadrosuna dahil ettik. Böylece 16 olan at mevcudumuz 17’ye yükselmiş oldu. Bu süreçte, bazı atlarımızı eledik, safkan düz koşu atlarının yerine, hem genel binicilik branşları hem de minik binicilerimizin eğitimi için daha uygun olan Avrupa atlarını tercih ettik. Bununla beraber, bir kadın antrenörü de bünyemize kazandırdık. Şu anda, 2 antrenör ve 4 seyis ile hizmet vermekteyiz. Bunun yanında, tesisimize gelen misafirlerimiz için kapalı alan kapasitemizi de arttırdık ve kapalı manej projemiz için ilk adımımızı attık. At kadromuza en son dahil olan üyemiz, “Atların Centilmen Devi” olarak bilinen Shire cinsi Thor oldu. Güçlü ve heybetli oluşundan dolayı, Yunan Mitolojisi’ndeki “Thor Çekici”nden ilham alarak kendisine bu ismi verdim. Thor, kimi zaman görsellerde belli etmese de 1200 kilogram ağırlığında devasa bir at. Cidago boyu ise 195 santimetre. Thor, bizim devimiz. Çiftliğimize geldiği ilk günden itibaren çok ilgi gördü. Hem yazılı hem de görsel medya çok ilgi gösterdi. Thor, atçılık adına bize çok şey öğretti. Shire cinsi atların yaşam tarzından beslenmesine kadar birçok ince detay olduğunu gördük. Dış görünüşün bir canlının karakteri için belirleyici olmadığını, “Atların Centilmen Devi” unvanını gerçekten hak ettiklerini, bir aygır olmasına rağmen yedeklerde bir kısrak ile birlikte çıkartabileceğimi, kısraklarım ile aynı tavlada kalmasına rağmen aygırlık yapmadığını gördük. Üstündeki biniciyi çok iyi tanıyor. İlk defa ata binecek olan birini bile gönül rahatlığıyla bindirebiliyoruz. Thor, aşırı ilgi isteyen bir at. Kendisine biraz ilgi göstermediğinizde, aldığımız yerde edindiği bir alışkanlık olan kapıyı tekmeleme huyu var. Çok cana yakın bir at, manej içinde sizinle çok güzel oyunlar oynuyor. Thor, sadece aç olduğunda agresif oluyor. Gün içinde, kendisine 3 ya da 4 defa yonca veriyoruz. Yoncası eksik olduğunda yine boks kapısını tekmeliyor. Kaba yem olarak, yaklaşık 15 kilogram kaba yem, 10- 12 kilogram civarında da yulaf olarak kesif yem veriyoruz. Günlük tüketimi yaklaşık 25 kilogram. Bu miktarı, çalışma temposuna göre azaltıyor veya arttırabiliyoruz. Bu normal bir atın 4 katı miktarda yeme denk geliyor. Thor’un nallanması da ayrı bir problem. Piyasada bulunan en büyük boyuttaki nalı alıp, o nalı da genişletmek durumunda kalıyoruz. Ayrıca, boks kapısını tekmeleme huyu nedeniyle de 10 -15 günde bir nal düşürüyor. Thor’u, stresini atması ve sakinleşmesi için her sabah diğer atların yemleme saatinde, padokta serbest bırakıyoruz. Akşam yemeğinden sonra da yine sabah sefası gibi padokta serbest olarak vakit geçiriyor. Biz, kulübümüze gelen kadınların Thor’a binmekten korkacağını düşünürken, erkeklerin daha çok çekindiğini gördük. Açıkçası, bu durumun da bizi çok şaşırttığını eklemek isterim...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=