2018_Temmuz

83 TJK’NIN SESİ TEMMUZ 2018 Y arışçılık tarihinin en ilginç koşusu, 4 Haziran 1923’te Belmont Park, New York’da yaşandı… Yarış sırasında ölümle sonuçlanan vakalara rastlanmıştı; koşu sırasında ölen atlar ve jokeyler olmuştu, hatta çiftleşme sırasında kalp krizi geçirerek ölen aygırlar bile kayıtlara geçmişti. Ancak koşu devam ederken ölen ve yarışa devam eden bir jokeyi tarih 1923 yılında kaydedecekti… Yarışçılık tarihindeki ölümlü vakalardan bir diğeri; Best Mate isimli safkanın, İngiltere’nin güneybatısındaki Exeter’de düzenlenen yarış sırasında ölmesi idi. Üç şampiyonluğu bulunan ve ülkenin en ünlü atlarında biri olan Best Mate’in koşarken yalpaladığını fark eden jokeyi, şampiyon atı hemen kenara çekti ve üzerinden indi. Ancak, Best Mate bir anda fenalaşmış ve pistin kenarına yığılıvermişdi. Best Mate’in sahibi Jim Lewis çok sevdiği şampiyon atının yere yığıldığını görür görmez yarışı izlediği tribünden inip, uzun pisti koşarak zavallı atın yanına geldiyse de, birkaç dakika önce hayata veda etmiş olduğunu anlayınca gözyaşlarına hakim olamamıştı. Talihsiz Best Mate doğduğu, ilk yarışına çıktığı, üç şampiyonluk kazandığı ve öldüğü Exeter’de toprağa verildi. Sevenlerinin acısı tarif edilemezdi… 1923 yılında yaşanan olay ise tam bir trajediydi. Otuz beş yaşındaki Frank Hayes, aslında bir jokey değildi ve o güne kadar ne kendisi, ne de bir antrenör olarak eğittiği atlardan herhangi biri yarış kazanmıştı. Hırslı Hayes nasıl olduysa atın sahibi Frayling’i yarışa katılmak konusunda ikna etmeyi başarmıştı. 3.2 kilometrelik engelli yarışta, atı Sweet Kiss ile çitleri ve hendekleri aşarak ipi göğüslemeye çalışacak yirmi yarışçıdan biri olacaktı. Yarış başladığında rekabet Gimme ve Sweet Kiss arasında geçmeye başladı. Yarışın ortalarında Sweet Kiss, Gimme’in iki - üç boy önüne geçtiyse de son parkurda Gimme onu yakalamayı başardı. Bitiş çizgisine gelirken Sweet Kiss daha da hızlandı ve bir buçuk boyla onu geçti. Frank Hayes atın boynuna sıkıca sarılmış olarak yarışı birinci bitirdi. Hırslı Hayes yarışı kazanmıştı. Sweet Kiss ve Hayes’i destekleyenler heyecanla onları alkışlarken, atın sahibi Frayling de tebrik etmek için atın yanına gitmekteydi. Sevenleri, jokey ve atın çevresini kuşatmaya başlamıştı ki, çevredekilerin şaşkın bakışları önünde Frank Hayes, Sweet Kiss’in üzerinden bir kum torbası gibi düşerek yere yığılıverdi. Alelacele hipodromun doktoru John A. Voorhees’e haber verildi. Kısa bir muayeneden sonra Dr. Voorhees “Hayes’in yarışın son saniyelerinde kalp krizinden ölmüş olduğunu anladığını” söyledi. Bitiş çizgisini geçmeden önce vefat etmiş, daha sonra da teyit edildiği üzere son anlarda Sweet Kiss’in boynuna yığılıvermiş, yarışı o halde ve birinci olarak bitirmişti. Bu durum bir hukuk ve etik tartışması başlattıysa da Hayes’in yarışı kazandığı resmen onaylandı. Hayes amacına ulaşmış, sadece yarışı kazanmakla kalmamış, öldüğü halde yarış kazanan ilk ve tek insanoğlu olarak Guinness Dünya Rekorları kitabına da girmişti. Daha sonra açıklanan resmi raporda “kalp krizinden öldüğü, bunun da yarışın heyecanından kaynaklanmış olabileceği yazıldı. Dedikodular arasında Hayes’in “kilo sorunu olduğu, yarışa katılmak için çok kısa bir sürede 25 kilo verdiği” dikkate değerdi. “Birinci olduğunu anladığı son saniyelerde ölümün tatlı öpücüğü ona dokunuvermiş olabilirdi…” Frank Hayes üç gün sonra defnedildi. Sweet Kiss ise korkulan bir at olarak ünlendi ve hayatının sonuna kadar sağrısına insan ayağı değmeden yaşadı. “Ölümüne yarışmak” böyle bir şeydi herhalde?...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=