2018_Nisan
63 TJK’NIN SESİ NİSAN 2018 Neden at yarışı spikeri olmak istediniz? Abdullah Ay: Spikerlik mesleğine çok erken yaşlarda futbol maçı anlatarak giriş yaptım. Birçok değişik radyo kanalında yorumculuk yaptım. Temmuz ayından itibaren de at yarışı spikerliğine başladım. Erkan Barış: Radyoculukla bu mesleğe başladım ve buraya gelmeden önce radyoda at yarışları anlatıyordum. Hatta, TJK’dan Basın Teşvik Ödülü aldım. 2000 yılında Ali Kayakıt ve Zülküf Özel ile görüştük ve benim bu işi yapabileceğimi söylediler. Bende yapabileceğime inanarak bu mesleğe adım attım. Kaan Kıynak: Başlangıçta sadece bir spiker olmak istedim ama 2004 yılında TJK’nın bir ilanını gördüm ve at yarışlarına da meraklı olduğumdan değerlendirmek istedim. Mesleğinizin zorlukları nelerdir? Abdullah Ay: Futbol karşılaşmasında golü atan oyuncunun ismini yanlış söyleyebilirsiniz ve büyük bir tepki almazsınız fakat, at yarışında kazanan atın ismini yanlış söylerseniz büyük bir hataya yol açmış olursunuz. Bence bu örnek yaşadığımız zorlukları çok iyi özetliyor. Erkan Barış: En büyük zorluğu çok kısa bir zaman içinde çok sayıda kelimeyi diksiyonunuzu bozmadan sıralamak zorunda olmanız. İlla ki hatalarımız oluyor ama büyük hataları yapmamaya çalışıyoruz. Kaan Kıynak: Aslında kolaylıklarından çok zorlukları var. Çünkü baştan sona hareket halinde olan çokça canlının aksiyonlarını seyirciye doğru aktarabilmeniz gerekiyor. Bunu yaparken de numara ve at ismi hatası yapmamalısınız. Spikerliğin olmazsa olmazları nelerdir? Abdullah Ay: Tabii ki, en önemli konu Türkçe’yi çok iyi bir şekilde kullanmak ve hata yapmadan yarışları duru bir şekilde yarışseverlere aktarmak. Erkan Barış: Akıcı bir diksiyon, doğru kelimeler, ses tonu, doğru Türkçe… Bunlar spikerliğin olmazsa olmazları. Tabii, günlük hayatımızda sesimize veya hastalanmamaya diğer insanlara göre daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü sesimizle iş yapıyoruz. Kaan Kıynak: Düzgün Türkçe... En başta sahip olmanız gereken şey, düzgün diksiyon ve Türkçe bilgisine sahip olmak. Bu mesleği öğrenebilmek için dinlemeniz yetmez. Bizzat gelip işin mutfağında bizim gibi spikerleri dinleyip zaman içinde tecrübe kazanmalısınız. Bu işin bir okulu yok. Sizi hiç etkileyen bir safkan oldu mu? Abdullah Ay: İlk anlattığım yarışı Kayalogosu kazanmıştı ve sanırım 10 yıl sonra da bu soru gelse yine Kayalogosu diyeceğim. Erkan Barış: Derviş Ağa’nın 2011 yılında kazandığı Başbakanlık Koşusu’nu hiç unutamıyorum. Müthiş bir düzlük yarışı oldu ve birincilik mücadelesi son metrelere sıkışmıştı. Kaan Kıynak: Muhakkak çok vardır ama özellikle Oktay Serici’nin Hastay’ı beni en çok etkileyen safkan oldu. Bunun dışında Yavuzhan, Caş, Bold Pilot, Kafkaslı, özellikle Grand Ekinoks oldu. Çünkü, Türkiye’de kazanmadığı kupa neredeyse kalmamıştır ve hatta yurtdışında da bizi başarıyla temsil etmiş çok özel bir safkandır. Mesleğinizin incelikleri nelerdir? Abdullah Ay: Her yarım saatte bir başka yarış ve başka atlar karşınıza geliyor. Hafızayı sıfırlayıp tekrar tekrar hazırlanmanız gerekiyor. Erkan Barış: Bir, iki dakika içinde birçok farklı faktörü birleştirip en iyi şekilde seyriciye veya dinleyiciye aktarmak. Kaan Kıynak: Dikkat... Ve at yarışı bilmek. Çünkü bilmeden başarılı olmak çokta mümkün değil. Bu işin jargonunu iyi bilmek gerekiyor. İlk canlı yayın kazanız nedir? Abdullah Ay: Henüz bir kaza yaşamadım. Zor bir mesleğimiz var ve illa ki yaşayabiliriz. Umarım yaşamam diyeceğim. Erkan Barış: Çok önemli bir kazam olmadı. Bir kere Balıkhan’a, Balık Ayhan dedim, bir sefer de Giguli’ye Ciguli dedim, Blue Blue’ya bulubulubulu gibi bir şeyler dedim. Bunun gibi durumları yaşamışlığım var. Kaan Kıynak: Always Surprise ile Fiyakalı’nın koştuğu bir yarış vardı ve koşuyu Fiyakalı kazandı. Bende zaten aynen böyle anlattım. Fakat son tekrarımda, Always Surprise’ı birinci ilan ettim. Tabii, spikerliğimin çok erken bir dönemine denk geldi. Başladığınız yıllarda kendinize bir hedef koydunuz mu ve bunlara ulaştınız mı? Abdullah Ay: Mesleğe başlayalı çok kısa zaman oldu. Amacım, uzun yıllarını bu mesleğe adamış spiker arkadaşlarımın tecrübelerinden faydalanıp, yine uzun yıllar başarıyla at yarışçılığına hizmet etmek. Erkan Barış: Bir hedefim olmadı. Zamanla kendime bir şeyler katmak istedim ve başardığımı düşünüyorum. Yaşadığım sıkıntıları da benden sonra gelen arkadaşlarıma aktarmaya çalıştım. Kaan Kıynak: Açıkçası bir hedefim yoktu. Ama bu işe başladıktan sonra her spiker gibi Gazi Koşusu anlatma hayalim oluştu. Buna da mesleğe başladığımın üçüncü senesinde ulaştım. Şimdiye kadar da 4 kez anlatma şerefine nail oldum. Umuyorum bu zamana kadar bu yarışı anlatma sırası gelmemiş arkadaşlarım da bu büyük onuru yaşarlar. Sesleriyle yarışseverleri etkileyen ama yüzlerini hiç görmediğiniz spikerlerimizi tanıtıyoruz. Yarışları sesleriyle renklendiren Abdullah Ay, Erkan Barış ve Kaan Kıynak’a merak edilenleri sorduk... At yarışlarına sesleriyle hayat verenler...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=