2018_Mayis
35 TJK’NIN SESİ MAYIS 2018 T ürk atçılığında uzun yıllardır kendisine çok önemli bir yer edinen ve duayen diye tabir edebileceğimiz konuma ulaşan Muammer Kitapçı’yı İzmit Akmeşe’deki harasında ziyaret ettik. Müthiş bir havanın bizi karşıladığı güzel bir Çarşamba gününde, tayların adeta meraklı gözlerle bakarak, yanımıza gelmesi ve özellikle bir Luxor tayının kendisini sevdirmek için gösterdiği çaba bizleri çok heyecanlandırdı. At sevgimin başlangıcı 1947... Muammer Kitapçı, “Ben atçılığa başlamadan önce atları sevmeye başladım” diyerek sözlerine başlıyor ve devam ediyor... “1947 yılında Ankara’da, eski hipodroma gidiyordum. Burada, atlarla geçirdiğim zamanlar beni müthiş heyecanlandırıyordu. Daha sonra, ABD’ye giderek Cincinnati’de çalışmaya başladım ve atçılığın merkezi olan Lexington’a çok yakındım. Çalıştığım şirketin patronu da atçılıkla uğraşıyordu ve bu nedenle atlara olan ilgim daha da ileri gitti.” Safkanlarımı almak için İngiltere’nin yolunu tuttum... Aslında Türkiye’de başlayan at sevgisi ABD’ye taşınmış ve orada yapılan çalışmaların meyveleri de 1980’li senelerde alınmaya başlanmış. At ırkının nasıl teşekkül edip geliştiği üzerine yaptığı çalışmalarla tecrübesini geliştiren Muammer Bey, at almak için İngiltere’nin yolunu tutmuş... “İngiltere’ye gittiğimde çok enteresan bir şey oldu, bir Amerikan kısrağı aldım. Fakat bunun bir özelliği vardı. Atlarda Chef de Race denen bir konu vardır ve bir aygırın Chef de Race olabilmesi için yavrularının aygır olması veya kısraklarının çok büyük başarı göstermesi gerekiyor, bu da değerlendirme rakamı olarak maksimum 64 puan oluyor. Bu rakama da zaten ulaşılamıyor. Benim aldığım Keep Shining isimli kısrağımın puanı 58 idi. Bildiğim kadarıyla, o güne kadar hiçbir at bu rakamlara ulaşamadı. Bir tek problemi vardı, o da yaprak tırnaklıydı ve açıkçası bu durum beni biraz endişelendirmişti. / TJK’NIN SESİ Bu röportajı Y outube kanalımızdan izleyebilirsiniz.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=