2018_Mart
83 TJK’NIN SESİ MART 2018 Şu an tam olarak neler yapıyorsunuz? Akşam Gazetesi’nde her gün hem gece hem gündüz yarışlarına tahmin veriyorum. At yarışı sayfasının editörlüğünü yapıyorum. Kadın olarak altılı ganyan tahmini vermeniz nasıl karşılanıyor? İlk zamanlar biraz yadırganır oldum, fakat daha sonra bu insanların çok hoşuna gitmeye başladı. Hatta, “Siz kadınsınız size çok fazla tüyo veren oluyordur, bana altılı verir misiniz?” diyenler oldu. Telefonla arayıp tüyo isteyenler oldu. Bu işi yapmak beni hiç zorlamadı, Fotospor müdürümüz saha araştırması gibi bizi ganyan bayilerine gönderirdi. Tabii kimliğimi söylemezdim, misafir olurdum, bir kadın olarak ganyan bayilerine gidip çok rahat oturup orada gözlemleyebiliyordum. Daha sonraki zamanlarda ise insanlar tanır, selam verir, altılı isterlerdi. Eve gitmek için taksiye bindiğimde; “Aaa... Abla sen Akşam Gazetesi’nde değil misin?” derdi, böyle tatlı sürprizlerle de karşılaşıyordum. Belki Anadolu’da bir ganyan bayide olsaydım, bir ihtimal farklı gözle bakılabilirdi. Fakat, İstanbul’da bunu yaşamadım. Altılı ganyan tahmini vermek için nasıl hazırlanıyorsunuz? Türkiye Jokey Kulübü’nün sitesini kullanıyorum, atların son yarışlarını takip ediyorum, bu işle ilgilenen arkadaşlarım var onlar ile fikirlerimi paylaşıyorum, arkadaşlarla hepsini derleyip istişare yapıyoruz ve Türkiye geneli puan ortalamasını çıkartıyoruz. Veliefendi Hipodromu’na gelip idmanları izliyor musunuz? Son zamanlarda sağlık problemleri yaşadığımdan gelemedim. Fakat arkadaşlarla vakit buldukça gelip atların idmanlarını izliyoruz. Verdiğiniz tahminler arasında unutamadığınız bir safkan oldu mu? Tabii ki olmaz olur mu? Her at severin, her yarışseverin olduğu gibi benim de oldu. Araplar’da Yavuzhan’ı, İngilizler’de de Bold Pilot’ı hiç unutamam. Bu iki safkan size kendini neden unutturmadı? Yarış yaşamına 1994 yılında 900 metre çim bir Maiden Koşu ve Tınay Adışen ile kazanarak başlayan Yavuzhan, daha sonraki tüm yarışlarında, mesafe, pist, jokey ayırt etmeksizin bir çok zafere ilginç koşu stili ile imza atmıştır. Yavuzhan çok enteresan bir safkandı, yanında at olmadan koşmazdı. Her koşusunu burun farkı ile kazanırdı ve insanların yüreklerini ağızlarına getirirdi. Yavuzhan koştuğunda yarışsever altılı ganyanın bir ayağını bulmuş kabul ediyordu. Yavuzhan’a hep garanti gözü ile bakılırdı ve kendisine güvenenleri yanıltmazdı. Yavuzhan’a binen bütün jokeyler onun gerçek gücünün ne olduğunu kestiremediklerini, tam anlamı ile gerçek gücünü ortaya koymadığını, sınırsız bir gücünün olduğunu düşünürlerdi ve benim için de Yavuzhan öyleydi. Gülerce Harası’nda adına yapılan anıtın altında ebedi istirahate çekilmiş olan Yavuzhan, yarışçılık tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Bold Pilot benim için bir efsanedir, yarış hayatına 1995 yılında başladı, starttan hayli geç çıkmasına rağmen son 200’deki muhteşem ataklarıyla Asuvan Koşusu’nu kazandı. 1996 yılında Gazi Koşusu’nu kazanan şampiyonun 2.26.22’lik rekor derecesine ulaşan safkan henüz çıkmadı. Yarış hayatının ilk dönemlerinde start sorunu vardı ve start sorunu onu hiçbir şekilde etkilemedi, zaten zamanla start sorununu da aştı. Sonlarda yaptığı ataklar ile rakiplerini çoğu zaman geçmeyi başardı. Son 200’deki güçlü sprintleri beni büyülerdi. Türkiye Jokey Kulübü’nün yetiştirmiş olduğu en iyi yarış spikerlerinden Ali Kayakıt Ağabeyimizin şöyle bir sesi yükselirdi, “En dış kulvardan Bold Pilot koptu geliyor” güçlü vurgusuyla kendimize gelirdik ve bu dillere pelesenk olmuştu. Bu işin en çok hangi yönünü seviyorsunuz? Tabii bu mesleği yapınca, “Abla bize bir altılı yap da köşeyi dönelim...” gibi para mevzu bahis olsa da ben en çok spor yönünü seviyorum. Atçılık sporu ruhuma iyi geliyor, beni yormuyor, aksine dinlendiriyor. Bu işi yaparken kendimi daha zinde hissediyorum. Bu iş bilinç olarak beni bir üst seviyeye taşıyor. Atlarla aramızda gizli bir bağ var. Çünkü onlara olan sempatim çocukluğumda da vardı. Her at gördüğümde ellerimle kesme şeker verirdim. Atçılık, iki canlının ortak olarak yaptığı bir spor dalı. Sizin son zamanlarda başarılı bulduğunuz jokeyler kimler? Sihirbaz lakabı ile bilinen jokeyimiz Halis Karataş’ı anlatmaya bile gerek yok. Herkes gibi ben de çok başarılı buluyorum. Aynı şekilde Ahmet Çelik, Müslüm Çelik, Selim Kaya da çok başarılılar çünkü, bu mesleği atla bütünleşerek ve severek yaptıklarını biliyorum. Jokeylerin ruh halleri atlara yansıyor ve eğer jokey iyi ruh halinde ise, evinden güzel bir şekilde çıkmışsa, ailesi kendilerini güler yüz ile uğurlamışsa, herhangi bir stres altında değilse atlar bunu hissediyor ve o günkü performansının iyi olma oranı bana göre %50 artıyor. Tabii, idman vb. birçok etken var ama en büyük etkenin jokey olduğunu düşünüyorum ve duygu durumuna göre yarış da yön değiştirebiliyor. 1994 yılından beri tahmin veren bir kadın olarak unutamadığınız bir tekiniz var mı? Evet, hatta o gün kendim de verdiğim kuponu aynı şekilde yatırmıştım. Mesudem isimli safkanı tek yazmıştım ve arkadaşlar işe yeni başladığım için benimle dalga geçmişti, sadece o gün tamamen hissiyatım ile Mesudem’i yazmıştım. Hatta bir arkadaşım iddia etmişti; “Mesudem gelirse 18. kattan atlarım” diye. Mesudem 98 Lira ganyanla kazanmıştı. Hiç unutamam, ben de o gün 5’te kalmıştım. 8 Mart kadınlar günü yaklaşıyor neler söylemek istersiniz? Dünya Kadınlar Günü, bütün dünyada kutlanan gün olarak evrensel bir değer taşımaktadır. 1857 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin New York Şehri’nde gerçekleşen işçi kadınların protestoları nedeniyle gündem olan ve yapılan müdahaleler sonucu ölen kadınların da hakkının savunulması gereken bir gün olarak tarihe geçmiştir. Dünyanın her neresinde olursa olsun, kadınlar uygulamada eşitsizliğe ve şiddete maruz kalmaktadır. Belki de şu an dünyanın birçok yerinde kadınlar dövülüyor, öldürülüyor, veya başka bir şiddete maruz kalıyor. Kadınlar sadece bir gün değil, her gün hatırlanmalıdır. Konumuza örnek teşkil eden bir projeden bahsedebiliriz. Türkiye Jokey Kulübü’nün en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan “Kırsalda Kadın Seyisler Yetişiyor” projesi kapsamında bugün birçok kadın seyis diplomalarını alarak seyislik yapmaya başladı. Ve ben inanıyorum ki, kadın seyislerimiz atlara bir anne şefkatiyle yaklaşacaklar ve atların ruhundaki inceliği, nezaketi ve sadakati daha iyi bir şekilde ortaya çıkaracaklardır. Kadının şefkati atları sarıp sarmalayacaktır. Bu durumun sonuçları da atlara olumlu yansıyacaktır. Kadın eli değen Türk Atçılığı’nın daha ileri seviyelere taşınacağına inanıyorum.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=