2018_Mart

79 TJK’NIN SESİ MART 2018 T üm yavru atma olayları, kısrağın taşıdığı tayın ölmesi ile sonuçlanır. Tay, bazen rahim içinde ölebildiği gibi, dışarı atıldıktan sonra bir – iki saat içinde de ölebilir. Gebe kısrakların, gebeliğin herhangi bir döneminde birdenbire düşük yapmaları, olağandışı bir olay değil, aksine her yetiştiricinin başına gelebilecek kötü bir durumdur. Gebeliğin dönemine bağlı olarak, yavru atma olaylarının çok çeşitli sağlık sorunlarından kaynaklandığı ve hangi etkenler ile hastalık yapıcı mikroorganizmaların düşük yapmaya neden olduğu bilinmektedir. Bazı düşük olaylarında kısraklar fazla klinik belirti göstermeyebilirler. Fakat gelişmiş tanı yöntemleri sayesinde, yavru atmaya neden olan hastalık etkeninin izolasyonu ve identifikasyonu laboratuvarda yapılmaktadır. Genel olarak kısraklarda, gebeliğin 300’üncü gününden önceki tay kayıpları düşük veya abort olarak tanımlanmaktadır. Bu dönemden sonra görülen tay kayıplarını ise, erken doğum olarak değerlendirmemiz gerekir. Gebe kısraklarda, gebeliğin herhangi bir döneminde yavru atmaya neden olan etkenler belli başlıklar halinde toplanmıştır. Bakteri, virus ve mantarlar gibi canlı mikroorganizmaların neden olduğu yavru atma olayları harada sadece bir kısrak ile sınırlı kalmayabilir. Bunlardan başka, ikiz gebelikler, beslenme bozuklukları, hormonal dengesizliklerin neden olduğu düşük olaylarına da rastlanır. Kısrağın ve karnında taşıdığı tayın çeşitli stres kaynağı olabilen durumlar ile karşılaşması da gebeliği sonlandırabilir. Düşük yapan veya yapmak üzere olan kısraklarda bazı genel klinik belirtiler görülür. Bunlar huzursuzluk, sinirlilik gibi depresyon durumları, ön, arka veya dört ayakta birden şişkinlikler, kuru veya balgamlı öksürük, beden ısısının normalden fazla oluşu (yüksek ateş), memelerde şişkinlik (ödem) veya süt oluşumu, bazen sakızlama denilen memelerden damla damla süt gelmesi, kimi zaman renksiz, kimi zaman sarı yeşil renkte vajinal akıntı veya vajinal kanama ve diğer genel, her hastalıkta görülebilecek asemptomatik bulgulardır. Pek çok yavru atma olayında, kısraklar hiç bir klinik belirti göstermeden birdenbire düşük yaparlar. Fakat, her yavru atma olayında kesinlikle bakteriyel, viral, fungal (mantar), strese bağlı, ikiz veya beslenmeye bağlı ya da hormonal bir neden vardır. Yavru atma olayı, şeklen gözle görülebilir basit bir belirti olsa da, kısrakta, mikroorganizmalara bağlı enfeksiyöz veya diğer nedenlerden dolayı klinik semptomlar görülmesi mümkündür. Düşük yaptırabilecek olumsuz koşullar içinde yaşayan ve yavru atacakmış gibi belirtiler gösteren kısraklar ile düşük yapmaya eğilimli kısrakların saptanması, dikkatli bir gözlem ve deneyim ister. Dikkatli bir bakıcı bazen, hem kısrağın hem de tayın yaşamını kurtarabilir. Yavru atmaya yol açan nedenler içinde viral hastalıklar, bakteriyel enfeksiyonlar, zehirli bitkilerin kısrak tarafından yutulması, mantarların ürettikleri mikotoksinler önemlidir. Bunlar, kısrağın da yaşamını tehlikeye sokarlar. Stres durumu, hem kısrak hem de tay için zararlıdır. Rahim içinde gelişmeye çalışan tayın yeterince beslenememesi ya da bazı besin maddelerinden yoksun kalması, özellikle ikiz gebeliklerde karşılaşılan bir sorundur ve düşük ile sonuçlanır. Genetik mutasyonların da yavru atmaya neden olduğu bildirilmiştir. Göbek kordonunun yapısındaki anormallikler, tayın yaşamına son verebilir. Bu kordon aşırı uzun olabilir. Tayın bazı beden bölgelerine dolanarak, baş, boyun, göğüs ve ayaklarda lokal ödemlere neden olduğu gibi, tayın idrar yollarını ve kan damarlarını sıkıştırarak, tıkanmalara yol açabilir. Bakteriyel kaynaklı yavru atma olaylarında, pek çok sorumlu bakteri saptanmışsa da en yaygın görülen grup, Streptoccus cinsi etkenlerdir. Bunlardan başka Leptospira, Nocardia, Klebsiella ve Staphylococcus türleri de sıklıkla aborta neden olurlar. Bakteriler dış üreme organlarından girerek rahime kadar ulaşırlar. Yavru zarlarında enfeksiyona neden olurlar ve tay dışarı atılır. Düşük olayından sonra plasentanın da dışarı atılmayıp rahim içinde kalması, bakteriyel enfeksiyon ve bakteriyel abort belirtisi olarak değerlendirilebilir. Bu sırada kısrak rahminde endometritis ve / veya metrit olarak bilinen rahim içi yangısı (enfeksiyonu) da olabilir. Spiroket denilen kendiliğinden hareketli bakteriler tarafından oluşturulan Leptospira enfeksiyonu, evcil ve vahşi hayvanlarda çok yaygın görülür. İnsana da bulaşabilir ve enfeksiyona neden olur. Ağız, burun gibi yollardan veya zedelenmiş, yaralı deriden beden içine girerek çeşitli organlara yayılır. Ergot veya ergopeptin alkaloidleri denilen kimyasal sınıf içinde bulunan mikotoksinler, mantarların ürettikleri zararlı maddelerdir. Bu alkaloidler, kısrağın üreme organları ve meme bezleri üzerine zehir etkisi yaparlar. Serumdaki prolactin ve progestagenler denilen hormonları baskılayarak gebelik süresini uzatırlar, kalınlaşmış ve ödemli plasentaya neden olurlar. Tay dışarı atılınca küçük ve normalden zayıf olduğu görülür. Çayır otunda bulunan Neotyphodium Coenophialum adlı mantar da zehirli alkaloidler üretir. Bunlar yendiği zaman, çayır otu zehirlenmesi ortaya çıkar. Söz konusu kimyasal maddeler gebeliği 11’inci aydan 12’nci aya uzatır. Ayrıca kısrağın güç doğum yapmasına neden olurlar. Bazen kısrak saatlerce sancı çeker ve doğum yapmaya çalışır. Claviceps cinsi mantarlar da pek çok ot türünde ve çayırlarda yaşar. Çayır otu zehirlenmesinden bu mantarlar da sorumludur. Ürettikleri ergopeptin alkaloidleri, diğer türlerde olduğu gibi, kalınlaşmış ve ödemli plasentaya neden olur. Viral abort nedenleri içinde en yaygın olanı ve bilineni Herpes virüstür. Atın bedeni içinde uzun bir süre canlı kalabilir. İlk enfeksiyon atlatılmış gibi gözükse de, strese bağlı olarak tekrar ortaya çıkar ve ahırdaki, haradaki diğer atlara da kolayca bulaşır. Anne karnındaki tay (fötus), gebeliğin erken dönemlerinde virüsü kapar. Virüsün yapısına bağlı olarak, düşüklerin çoğu 5’inci ila 11’inci aylar arasında gerçekleşir. Tay canlı doğsa da, virusun oluşturduğu enfeksiyondan sonra kısa sürede ölür. Progesteron hormonunun eksikliği, en sık görülen hormonal düşük nedenidir. Bu hormon gebeliğin devam etmesini sağlayıcı olduğu için varlığı şarttır. Eksikliği durumunda düşükler genellikle 4’üncü veya 5’inci aylarda görülür. Bazı veteriner hekimler gebeliğin devam etmesine yardımcı olmak amacıyla sentetik progesteron kullanırlar. Fötusun stres altında olduğu durumlar, enfeksiyoz etkenler ile direkt temas ettiği veya gelişmesini engelleyen ve fötus üzerine ölümcül etkisi olan durumlar olarak kabul edilir. Kısrak için stres durumları, ağır hastalık veya enfeksiyonlar, yaygın iç parazitler, aşılamalar, yemlerinde yapılan değişiklikler, kötü çevre koşullarıdır. Uzun süre bu koşullara maruz kalan kısraklar yavru atabilirler. Ultrason teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, kısraklarda ikiz gebelikler önemli ölçüde azaltılmıştır. Fakat, yine de bazen gözden kaçan durumlar olabilmektedir. Genellikle ikizlerden biri daha yavaş büyür ve diğerine göre küçük kalır. Küçük olan diğeri tarafından itilir, hatta ezilir. Sonuçta küçük fötus ölür ve ondan çıkan toksinler diğer sağlıklı, büyük fötusu da öldürür. Kısrak, bu durumda genellikle gebeliğin 9’uncu ayı civarında iki tayı da dışarı atar. Eğer ikizlerden her ikisi de yaşarsa, doğum güç olabilir. Doğumdan sonra iki tay da normalden küçük boyutlarda, kasları tam gelişmemiş zayıf olurlar. Hiç bir zaman tek doğmuş tay gibi olamazlar. Yarış atı veya damızlık değerleri yoktur. En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir. Nietsche VET. HEKİM REHA GÜLTEPE AT SAĞLIĞI

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=