2018_Mart

46 TJK’NIN SESİ MART 2018 DEMİR TOKDEMİR KADİR ÇİVİCİ Bu röportajı Youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz. / TJK’NIN SESİ B irbirlerinden farklı sporlar olarak görülseler de, temelinde aynı canlının olduğu ve belli bir noktaya kadar paralel giden bu iki etkinliği, bir kaç aydır sizler için “İki Dünyanın Köprüleri” adı altında kaleme alıyoruz. Bu iki dünyayı çok iyi tanıyan ve bir fiil içinde bulunan kişilerle sohbet ederek, onların deneyimleriyle köprüleri tekrar tekrar inşaa etmeye çalışıyoruz. Bu ayki konuğumuz, hem Türk Yarışçılığı’nda uzun yıllardır başarılar kazanmış, hem de konkurda ödüller almış bir isim olan Cem Narin. Cem Narin, 1961 İstanbul doğumlu. Atlara olan merakı da aileden gelen bir alışkanlık. Babası Necdet Narin, yarışçılık camiasında çok iyi tanınan bir isim. 7 – 8 yaşlarından itibaren Veliefendi Hipodromu’nun tozunu yutmaya başladığını söylüyor. Bu hevesin de o yıllardan başladığına değinerek sözlerine şöyle başlıyor, “Okul çağlarımda Maslak’da bulunan binicilik tesislerine gittik. Orada, yine yarışçılık camiamızında yakından tanıdığı isimlerden olan Celalettin Alkan ata biniyordu. Onu izlerken, bende de biniciliğe karşı bir merak doğdu ve ilk atımı böylelikle aldık. O yıllarda ilk olarak Sipahi Ocağı’nda atıma binmeye başladım. O zamanlar, daha çok asker kökenli bir eğitmen grubu vardı. Çok değerli insanlar vardı, Salih Koç, Cemalettin Zorlu gibi ki oğlu da Türkiye’nin en yetenekli binicilerinden bir tanesi oldu, Rafet Can, oğulları Sencer Can ve Tuncer Can aktif başarılı binicilerimizden olmuşlardır. Ben de böyle bir camiada spora başladım. Daha sonra yurtdışına giderek binicilik üzerine ilk eğitimimi aldım. Almanya ve Avusturya’da kendimi daha çok geliştirdim, tabii binicilikle ilgili farkları da gördüm. Bu arada yetiştiriciliğe de başladık ve ilk haramızı Riva’da kurduk. Şimdi de Silivri’deki haramızda yetiştiriciliğimize devam ediyoruz. Yetiştiriciliğe ilk olarak İrlanda’dan gelen atlama atlarıyla başladık. Fakat, bir kaç sene içinde yarışçılığa döndük. 1984 senesinde, Özdemir Atman’ın yardımlarıyla İngiltere’den kısrak ithal ettik. Oradan gelen kısrakların taylarıyla da at yarışçılığına parlak bir başlangıç yapmış olduk. Tender Prince, Progay, Tender Son, Detenatör, Magic Dream, Mandrake ve son olarak da El Kaşgar ile Grup Koşular kazanabildik.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=