2018_Mart
23 TJK’NIN SESİ MART 2018 A ynı heyecanı, Karayel’den çok başarılı yavrular bekleyen şampiyonun sahibi Sadık Eliyeşil de yaşıyordu. 1980 yılında, “O” beklenen tay doğdu. Adını Seren 1 koydular. Kemal Ağabey (Esmer) o günleri bana anlatırken: “Doğrusu ilk sene pek de ahım şahım bir görüntü vermemişti” diyordu. 1982 Seren 1, ilk defa 11 Temmuz 1982’de çim pistteki Maiden Yarışa çıktı. O koşuda Karayel’in My Hope’dan olma Günkut isimli bir yavrusu daha vardı. “Hangisi kazanacak?” derken Halil Kaya’nın bindiği Seren 1, koşuyu kazandı. Sonra Karamehmet Koşusu’nda, Kartal’a 4 boy farkla geçildi. Kraliçe II. Elizabeth Koşusu’nu da boyun farkı ile Esmerim’e kaptırdı. Bu yarıştan sonra safkanı, Kazım Yıldız teslim aldı. Ama o da Seren 1’in iki yaşlılığındaki ikincilik kaderini değiştiremedi. Çaldıran Koşusu’nu Esmerim’e, Atıf Esenbel Koşusu’nu Moon Angel’e, Sakarya Koşusu’nu da Day Star’a kaptırdı. 6 koşuda 1 birincilik 5 ikincilik… Kemal Ağabey, hem mutluydu hem mutsuz… 1983 Sezon başında, kır kahvesindeki bir sabah sohbetinde Avram Ağabey (Barokas), “Kazım Yıldız’ın çalıştırdığı tay müthiş” demiş, yanımda oturan Şükrü Ağabey (Yurteri) ise: “Haklısın Börek (Avram Barokas’ın lakabı), o tay Kemal Esmer’in Seren 1’i… Bu sene kolayına geçilmez” diyerek onu destekliyordu. Yurteri haklı çıktı. Seren 1, Kazım Yıldız ile art ardına 9 koşu kazandı. Hem de ne koşular… Serbest Handikap, Erkek Tay Deneme, Sait Akson, Gazi ve Ankara Koşuları dahil 9 koşu… O sene onuncu mücadelesi TJK Kupası Koşusu’ydu. Onu da Kadir Altınöz ile kazandı. Üç yaşlılığının son yarışı Başbakanlık Koşusu idi. Ona da Kazım Yıldız ile favori tay olarak başladı. Karanimo ile o sıralar formda olan Oğlu, çok sıkı rakiplerdi. Nitekim koşu hep bu üç tay arasında geçti. Bitime çok az kala Sedat Okumuş’un bindiği Melengiç çok süratli geldi. Potoda Seren 1’i yakaladı. Yine de genel kanaat şampiyonun kazandığı şeklindeydi ama fotodan baş farkı ile Melengiç çıktı. Şampiyon geçilmişti ama Melengiç’te çok yıpranmıştı. Yaklaşık 15 - 16 ay koşamadı. Ardından bir iki Adana Koşusu yaptı ve damızlığa ayrıldı. BAŞBAKANLIK KOŞULARI 11 kere start aldığı üç yaşlılığında sadece Başbakanlık Koşusu’nda geçilen Seren 1’in intikamı müthiş oldu. 1984’de Ahmet’i, 1985’de Karanimo’yu ve 1986’da da Hafız’ı ikincilikte bırakarak üç defa arka arkaya Başbakanlık Koşusu kazanma başarısı gösteriyordu. Seren 1’in üç defa kazandığı koşular arasında Boğaziçi ve TJK Kupası da var. Seren 1, 36 koşuluk yarış hayatında sadece 1984 yılında, Cumhurbaşkanlığı Koşusu’nda tabela dışı kaldı. Bunun da acısını 1985’de start aldığı sekiz koşunun yedisini kazanıp, birinde ikinci olarak çıkardı. CUMHURBAŞKANLIĞI KOŞULARI İngiliz atlarının katılabildiği tüm önemli koşuları kazanan Seren 1 sadece, Cumhurbaşkanlığı Koşusu kazanamamıştı. Halbuki bu koşuya üç kere katılma imkanı bulmuştu. 1984’de Karanimo’nun kazandığı koşuda beşinci kalmıştı. 1985’de kupaya çok yaklaştı. Hatta koşuyu birinci bitirdi ama jokeyi Süleyman Akdı’nın faul yaptığı gerekçesi ile Karanimo birinci ilan edildi. Seren 1, 1986’da da bu koşuyu kazanma şansını yakaladı ama bu defa da Hafız’a geçildi. 1986 VE SON 1986’daki TJK Kupası Koşusu’na iki birincilik, iki ikincilik ile gelen Seren 1, 13 Eylül’deki bu koşudan önce, Ağustos sonunda kayıtlı olduğu bir yarıştan silinmiş ve bu siliniş Seren 1 hakkında “Sakatlığı var... Hasta...” gibi bazı dedikoduların çıkmasına neden olmuştu. TJK Koşusu’nda safkana Süleyman Akdı binecekti. Durumu hakkında en iyi bilgiler kardeşi Davut’da olabilirdi. Ona bu dedikoduları sormuştum. Belki Davut da hatırlayacaktır. “Yok Ağabey… At çok iyi… Rahat kazanır... Hele mesafe 2000 metre…” cevabını vermişti. Hatta iyi hatırlıyorum. Koşuyu Güngör Sayarı ve Davut Akdı ile beraber izlemiştik. Seren 1, çok rahat bir tempoda götürdüğü koşuyu kazanacağını gösteriyordu. Ama bir aralık Nur ile Gül tarafından bayağı sıkıştırılmıştı. Davut, “Ne oluyor bu ata? Gitmiyor... Gidemiyor...” demeye başlamıştı. Ancak Seren 1, hemen kendini toparlamış ve koşuyu kazanmıştı. Seren 1’in en son 1986 Başbakanlık Koşusu’nu seyretmiştim. Seren 1’e yine Süleyman biniyordu. O gün pek zorlanmadı. Koşuda, Ekrem Kurt’un bindiği Hafız’ı, 2 - 3 boy geride bırakarak kazanmışdı. O günün Başbakanı Turgut Özal’da hipodroma gelmişti ve kupayı bizzat kendisi vermişti. O kötü haberi, yani “Seren 1 ölmüş...” haberini 23 Ekim 1986’da, bir Perşembe akşamı öğrenmiştim. Böyle bir atı tekrar izlemekten mahrum olmaktan çok yavrularını göremeyecek olmak beni üzmüştü… O Pazar , Cumhuriyet Koşusu yapılacaktı. Hipodroma gitmiştim... Herkes Seren’i konuşuyordu. Sanki hayat onun üzerine kurulmuştu. İnanmayacaksınız belki ama o koşudan aklımda kalan sadece Demirkır’ın kazandığı idi. Çünkü, aklım hep Seren 1’deydi. O gün Vural Ağabey ( Dr. Vural Çakım ) elime bir kağıt tutuşturmuştu. Akşama okumamı istemişti. Seren 1’e bir ağıt vardı o yazıda… O akşam da okudum. Seren 1’i hep hatırladığımda da okuyorum.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=