2018_Haziran
41 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2018 At sayısı azdı ve çok daha az yarış düzenleniyordu. Veteriner hizmetleri ise, hiç yeterli değildi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar için veterinerler olsa da hiçbiri atlar konusunda ihtisas yapmamıştı. Şimdi olduğu gibi modern laboratuvarlar da yoktu, nalbant da yoktu... İşte, bu günlere tezgahta pişerek geldik. O yıllarda, gebelikler gözlemlerle tespit edilirdi. Hatta, bir kahyamız, atın kulağına şöyle bir bakar ve “Atın kulağının ucundaki tüyler dik. Bu kısrak gebe” derdi. Biliyorum, gerçekten komik fakat, atçılığımız böyle günler de gördü. Ülkemizde harasına ilk ultrason cihazını getiren biz olduk. O yıllarda, birlikte çalıştığımız veteriner arkadaşımız ultrasonu kullanmayı bilmiyordu. Fakat, öğrenebileceğini söyleyince, kendisini daha önce yurtdışında bu eğitimi almış olan başka bir veteriner hekimin yanına göndererek bu sorunu çözmüş olduk. Hara kurarken nelere dikkat edilmeli? Ben, çiftliğimi kurmadan önce, Ankara, Denizli ve Trakya üçgeninde kalan tüm bölgede bir yılı aşkın süre boyunca, uygun bir arazi aradım. İstediğimiz özellikleri taşıyan ve uygun boyutlardaki araziyi de ancak 2001 yılında, Mahmudiye’de bulabildim. Burayı seçmemin sebeplerinden biri, toprağın kireçli olmasıydı. Ayrıca, hemen karşısında, TİGEM’e bağlı Anadolu Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü bulunuyordu. TİGEM, burada yetiştirdiği taylar ile atçılığımıza birçok şampiyon kazandırmıştır. Havası, toprağı ve bitki örtüsü sebebiyle burada iyi atlar yetiştiğini bildiğimiz için TİGEM’e komşu olmamızın özellikle başarılı Arap safkanları yetiştirmemiz konusunda önemli olduğunu düşündüm. Fakat, Grup Koşu kazanmayı başaran İngiliz atlarımız da oldu. Arazi ıslahı çalışmaları yaklaşık bir yıl sürdü. Çiftliğimiz, toplam 350 dönüm büyüklüğünde. 10 ila 50 dönüm arasında değişen büyüklüklerde, toplamda 14 adet padoğumuz bulunuyor. Karşımızda Türkiye Jokey Kulübü’ne ait olan Mahmudiye Pansiyon Harası, hemen yanımızda ise, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Atçılık Meslek Yüksekokulu ve veterinerlik hizmetleri veren özel bir merkez yer alıyor. Türkiye’de yetiştiricilik ne durumda? Ülkemizdeki yetiştiricilik her gün adım adım gelişiyor. Birçok yeni hara kuruldu. Her geçen gün bu işe gönül vermiş ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden eğitimli kişiler yetişiyor. Türkiye’deki yarışçılığın belli bir seviyeye gelmesi ve dünyada bir yerimiz olması için gayret gösteriyorlar. Bu alanda ne kadar başarılı olduğumuz ise ayrı bir konudur. Yaklaşık otuz yıldır yetiştiricilik yapıyorum. Başladığım yıllardaki imkanlar ile şu an arasında büyük bir fark var. Artık, bütün hizmetlere kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Bu durumun ülkemizdeki yetiştiriciliğe çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Dünya ile rekabet etmek kolay değil fakat, biraz daha dikkat etmeli ve daha fazla yatırım yapmalıyız. Yurtdışındaki satışları da yakından takip ediyorsunuz. Sizce yetiştiricilikte nasıl bir çizgi izlenmeli? Yaklaşık 30 yıldır yurtdışı satışlarını takip ediyorum ve zaman zaman dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenen organizasyonlara katılıyorum. Amerika ve İrlanda’da yapılan müzayedelere de gittim ama daha çok İngiltere’deki Newmarket Satışları’nı tercih ediyorum. Ben yetiştiricilikte anne kan hattının daha önemli olduğunu düşünüyorum. Anne hattınız güçlü olursa, başarılı Arap veya İngiliz safkanları yetiştirebilirsiniz. Aygırı ise, dünyanın neresinde olursa olsun bulabilirsiniz. İngiliz safkanları için olmasa bile, Arap safkanları için suni aşılama da yapılabiliyor. Bu nedenle, öncelikle damızlık olarak kullanılacak kısrakların, dünya standartlarına uygun olması gerekiyor. Rastgele seçilen kısrakların yetiştiricilikte kullanılması, kalitesiz tayların ortaya çıkmasına sebep olur. Bu durum da hem at sahibi hem de yarışçılığımız için büyük bir ekonomik kayıptır. Tüm gebelik evrelerinde at sağlığına dikkat edilmesi gerekir. Artık, ülkemizde çok iyi veterinerler yetişiyor. Türkiye Jokey Kulübü de alanında başarılı olan veterinerleri yurtdışında eğitimlere gönderiyor. Ne kadar tecrübeli olursanız olun yetiştiricilik konusunda teknik yardım almanız şart. Bu nedenle alanında uzman veterinerlerle birlikte çalışmanız gerekir. Hazır yeme karşı değilim fakat, biz yem rasyonlarını kendimiz yapıyoruz. Yıllar içinde edindiğimiz tecrübeler ile hazır yem kullanmıyoruz, rasyona girecek yem miktarlarını da kendimiz belirliyoruz.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=