2018_Haziran

Bu yazı dizisi boyunca söyleşi yaptıklarımız, küçük yaşlarda atlarla tanışıp, onları adeta yaşamlarının bir parçası yapan kişilerdi. Bu ayki konuğumuz olan Onur Yetkin’in öyküsü ise biraz farklı... ‘‘ ‘‘ O nur Yetkin 1942 doğumlu ve ünlü atçılarımızdan Fehmi Simsaroğlu’nun torunu. Dedesi Çelenk adlı Arap atıyla, 1936’da atçılığa başlıyor. Torun daha dünyaya gelmeden tam altı yıl önce… Önce Fehmi Simsaroğlu’dan söz etmeliyiz… Fehmi Simsaroğlu, İzmir’in ünlü tüccarlarından. Ayrıca Göztepe Spor Kulübü’nün kurucu üyeleri arasında ve ilk başkanı. Simsaroğlu Ailesi’nin İzmir Göztepe’deki köşklerinde atları var ve aile uzun yıllar burada kalıyor. Demek ki Onur Yetkin, atlar arasında koşup, oynayarak, onların sırtlarında çocukluk yıllarını geçiriyor. O, atlarla sonradan tanışmıyor, adeta atların içinde doğuyor… Fehmi Bey 1948 yılında, savaş nedeniyle İstanbul’a taşınınca, Veliefendi Hipodromu’nun arkasındaki harayı kuruyor. Çoğu yurt dışından alınmış 25 kısrak, aygırlar ve toplam 100 - 110 attan oluşan, dönemin şampiyonlarının yetiştiği örnek bir hara. Onur Yetkin, aralarında Sait Akson, Abdurrahman Atçı ve Sadık Giz gibi atçıların bulunduğu ortamda, bir anlamda eğitim görüyor… Sait Akson’dan çok şeyler öğrendiğini söyleyen Onur Yetkin, onunla ilgili bazı anılarını da şöyle aktarıyor: ∂ Zihni öylesine atlarla doluydu ki, bazen dalıp, atçılık deyimlerini insanlar için kullanıyordu. Bir gün Yeniköy’deki yalıya geldiğinde “Biliyor musunuz, Esin (Özdemir Atman’ın kız kardeşi) çocuğunu atmış…” diye anlatmaya başladı. Sait Amca yüzmeyi severdi ama köpekbalığı korkusundan denize giremezdi. Yeniköy’deki yalıya geldiği zaman, hepimizin ısrarına rağmen, bu takıntısını yenip, denize giremiyordu. Bunun üzerine dedem ve babam, balık unu, nişasta ve benzeri tozları havanda döverek bir karışım yaptılar ve bunun köpekbalıklarını kaçırdığına Sait Akson’u inandırdılar… Biz bu tozu denize döktükten sonra, o da yüzmeye başlıyordu. Fehmi Simsaroğlu, torunun atlara, yarışlara olan ilgisinden çok memnundu ve onu bu konuda destekliyordu. Ayrıca, hafta sonları Ankara’daki önemli koşulara giderken tüm aileyi de yanında götürüyordu. Onur Yetkin o dönemleri: ∂ Koşulara ilgi olağanüstüydü… Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Sefirler, Sefireler adeta Kordiplomatik oradaydı. Türkiye Jokey Kulübünün yarış gecesi davetleri de muhteşem olurdu. Diyerek anlatıyor... Yıl 1953… “Küçük Onur” artık atlar ve yarışlar konusunda bilgi sahibi olmaya başlamıştır ya da öyle olduğunu sanmaktadır… OnurYetkin ELISABETH & ONUR YETKİN & BANU YETKİN ÇAMKIR ÇİFTLİKLERİNDE ATLARIYLA BİRLİKTE... 27 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2018

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=