2018_Ekim
27 TJK’NIN SESİ EKİM 2018 Gebe kısraklarda ve taylarda beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken konular nelerdir? Atlarda beslenme denildiğinde, kısraklar ve taylar genelde unutulur veya ikinci plana atılırlar. Aygırlar ise, birer ilah gibidirler. Yarış hayatında önemli koşular kazanmış erkek atların satış fiyatları milyonlarca doları bulabilir, aygır olduklarında da milyonlarca dolara aşım yaparlar. Bu nedenle, kısraklar genelde aygırların aşım yaptığı bir at türü olarak görülür. Fakat, bu aygırların da bir zamanlar tay olduğunu ve bir kısrak tarafından doğurulduklarını unutmamamız gerekir. Yetiştirme operasyonunda, programınızda en uzun süre kalan atlar, kısraklardır. Onların her yıl gebe kalmasını önemsediğimiz kadar, beslenmelerini de önemsememiz gerekir. Çünkü kısraklarda beslenme, hamile kaldıklarında karınlarında taşıdıkları tayın yarış hayatını doğrudan etkiler. Hem kısraklarda hem de taylarda beslenme denildiğinde, dikkat edilmesi gereken en önemli konu, gerekli olan bütün besin maddelerinin eksiksiz ve doğru miktarlarda temin edilmesini sağlamaktır. Çünkü, özellikle hamile kısraklarda beslenme, doğacak olan tayın yarış hayatındaki başarısını etkileyecektir. Yapılan araştırmalar, hamilelik döneminde iyi beslenmeyen kısrakların taylarında büyük oranda eklem problemleri ortaya çıktığını göstermiştir. Bu nedenle, hamile kısrakların bütün mikro elementleri aldığına emin olmamız gerekir. Mikro elementler; bakır, çinko, demir, manganez gibi iz elementlerden ve vitaminlerden oluşur. Tayların beslenmesi de en az kısraklar kadar önemlidir ve sağlıklı bir gelişim için onların da ihtiyaç duyduğu birçok besin maddesi bulunmaktadır. Tayların daha hızlı gelişebilmeleri için verilen yem katkıları yerine, olması gerektiği gibi beslenmeleri daha sağlıklıdır. Çünkü, bir tayın gelişiminde devamlılık çok önemlidir. Gelişim hızının düzensiz olmasını, bir anda hızlanıp, daha sonra bir anda yavaşlamasını istemeyiz. Bu nedenle, çok fazla enerji içeren besinler yerine, bir tay için yeterli miktarda enerji sağlayacak besinler / miktarlar tercih edilmeli, kaliteli protein alımına önem verilmeli, kalsiyum - fosfor dengesine dikkat etmeli, bunların yanında tayların yeterli miktarda vitamin ve mineral alıp almadığını kontrol etmeliyiz. Tüm bunlar, bir tayın olması gerektiği şekilde büyümesini ve güçlü bir iskelet yapısına sahip olmasını mümkün kılacaktır. Bu da tayımızın sahaya sağlıklı bir yarışmacı olarak gelmesini sağlayacaktır. Tayların sütten kesilme sürecinde nasıl bir yol izlemeliyiz? Henüz sütten kesilmemiş olan tayların gelişimi, sütten kesilen taylara göre daha hızlıdır. Sütten kesilmemiş olan tayların beslenmesi konusunda, en çok yapılan yanlışlardan biri de sütün bir anda kesilerek, hemen katı beslenmeye geçilmesidir. Bu durum tayların büyüme hızında ani bir değişikliğe sebep olacak, bu ani değişiklik ise eklem problemleri oluşma riskini arttıracaktır. Ayrıca, sütü aniden kesmek, büyük bir strese sebep olacaktır. Bir tayı annesinden ayırmanın stresinin yanı sıra, alışık olmadıkları bir besin ile karşılaştıklarında, yeme bozuklukları ve sindirim problemleri ortaya çıkacak, bu durumda büyüme hızı ciddi oranda düşecektir. İşte bu süreçte eklem problemleri ortaya çıkabilir. Bu nedenle, sütten kesilecek olan taylara en azından 1 ay önce, bundan sonra tüketecekleri besin maddelerine alıştırmak gerekir. Yarış atları ülkemizde genel olarak günde iki defa besleniyorlar. Bu durum diğer ülkelerde nasıl yapılmaktadır? Atlar günde kaç defa beslenmelidir? Atlar için en ideal beslenmenin, günlük besinleri mümkün olabilecek en fazla öğüne bölmek olduğunu söyleyebilirim. Fakat, bunu yarış atları için uygulamak çok zordur. Çünkü, at ilgililerinin günlük olarak belirli bir programa uymaları gerekir ve tek yaptıkları iş at beslemek değildir. Bu nedenle, ulaşılabilen besin maddeleri, coğrafi olarak farklılık gösterse de at beslenmesi konusunda takip edilen rejimin neredeyse dünyanın her yerinde aynı olduğunu gördüm. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde atlara genelde günde 2 veya 3 öğün tahıl verilirken, filelerinde her daim ot bulunması sağlanıyor. Tahıllar için günde 2 defa verilmesindense, en azından 3 defa verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Fakat, üçün ikiden daha iyi, dört defa verilmesinin ise beş defadan daha iyi olduğunu söylemem gerekir. Bu sayının kaç olacağı tamamen lojistik ve iş gücünüz ile ilgilidir. Otomatik yemleme makineleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Otomatik yemleme makinaları sayesinde atlarınızı gece yarısı bile besleyebilirsiniz ve kimsenin o saatte uyanmasına gerek kalmaz. Ayrıca, bu iş için bir kişiye ihtiyaç duymazsınız ve ona bir ödeme yapmazsınız. Bu makinalar başlangıçta biraz pahalı olsa da kendi maliyetlerini çok hızlı bir şekilde amorti ettiklerini düşünüyorum. Teknolojinin de gelişmesiyle birlikte, yeni makinelerde sadece hangi saatlerde yem vereceğinizi değil, hangi saatte ne kadar yem vereceğinizi de belirleyebiliyorsunuz. Bunun yanında, makinada birden fazla bulunan yem deposuna farklı yemler koyarak, hangi saatlerde hangi yemin, ne kadar verileceğini belirleyebiliyor ve birlikte verebiliyorsunuz. Birden fazla at besleyen kişiler için de sadece bir zamanlayıcı ve at sayısı kadar yemleme ünitesi ile bütün atlarınızı aynı anda veya farklı saatlerde, farklı yemler veya farklı karışımlar ile besleyebiliyorsunuz. 3 Eylül 2018 Pazartesi günü, İzmir’de başlayan, ardından Ankara ve İstanbul Hipodromlarında düzenlenen “Taylarda ve Yarış Atlarında Beslenme ve Beslenme Hastalıkları Semineri” sona erdi. Kentucky Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdal Erol ile California Üniversitesi At Beslenmesi Uzmanı Dr. Clair Thunes’in katıldığı seminerde, At Hastaneleri ile Hara - Aşım İstasyonları’nda verilen hizmet kalitesinin arttırılması ve salgın hastalıkların önlenmesi konuları ele alındı. İzmir’deki seminere, Asli Üyemiz Zekeriya Aydın, İzmir Hipodrom Müdürü Cüneyt Ertan olmak üzere, at sahipleri, antrenörler, veteriner hekimler ve at ilgilileri katıldı. Seminerin ikinci etabı, 4 Eylül 2018 Salı günü 75. Yıl Hipodromu’nda gerçekleştirildi. Hipodrom Müdürü Mehmet Şirin Bozkurt’un ev sahipliği yaptığı seminerde, katılımcılar uzmanlar tarafından bilgilendirildi. Seminer, 5 Eylül Çarşamba günü İstanbul Veliefendi Hipodromu Byerley Turk Salonu’nda sona erdi. Seminer sonrası, Dr. Emre Gür tarafından, Doç. Dr. Erdal Erol ile Dr. Clair Thunes’e birer plaket verildi. DR. CLAIR THUNES / DR. EMRE GÜR DOÇ. DR. ERDAL EROL
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=