2018_Aralik

arış atları ve at yarışları ile İngiliz yerleşimciler sayesinde tanışan Amerika’da ilk at yarışı pisti 1665 yılında Long Island Şehri’nde inşa edildi. Uzun bir süre popüler bir eğlence unsuru olan at yarışları Amerika Bağımsızlık Savaşı’nın (1775 - 1783) ardından organize bir spor olma yolunda önemli bir aşama kaydetti. Ekonominin hızlı gelişimi ve at yarışları üzerine oynanan bahislere olan ilginin artması at yarışı endüstrisine yatırımı da beraberinde getirdi ve 1890 yılına gelindiğinde ülke çapında tam 314 hipodrom vardı. Bunun üzerine ülkenin bu spora ciddi yatırımlar yapmış seçkin yarışseverleri 1894 yılında New York’da biraraya geldiler ve “Amerika Jokey Kulübü”nü kurdular. Bu sayede bu sporun gelişimi ve kuralları tek bir otoritenin kontrolü altına alındı. Amerika’da at yarışı mazisi en zengin eyalet olan Kentucky aynı zamanda bu sporu ciddi anlamda sahiplenen bir merkez durumuna geldi. Bu eyaletteki geçmişi 1783 yılında Louisville Kenti’nin şehir merkezinde koşulan yarışlara dayanan at yarışları şehir merkezine sığmayan yarış pistinin 1805 yılında Ohio Nehri üzerindeki Shippingport Adası’na taşınması ile bu bölgede devam etti. Albay Clark 1873 yılında “Louisville Jokey Kulübü”nün kurulmasında da öncü rol oynamıştı; nitekim 17 Mayıs 1875 tarihinde koşulan ilk Kentucky Derby’si bu kulübün sponsorluğunda gerçekleştirildi. Kentucky Eyaleti’nin kurucu ailelerinden Churchill Ailesi’nin üçüncü kuşak bireyelerinden Mimar Meriwether Lewis Clark babasının yolundan ilerledi ve İngiltere’deki çiftlikleri ve yarış alanlarını gezdikten sonra edindiği bilgiler doğrultusunda Churchill Downs Hipodromu’nu inşa ederek geleneksel Kentucky Derby’sinin temelini attı. Tüm dünyada haklı bir şöhrete sahip olan Kentucky her sene Mayıs ayının ilk Cumartesi günü koşuluyor. 1896 tarihine kadar 1.5 mil (2414 m), o tarihten sonra ise 1.25 mil (2012 metre) mesafeli kum pistte yapılmakta olan yarışlara üç yaşındaki İngiliz tayları katılıyor. 1930’lu yıllarda spor yazarı Charles Hatton’ın önerisi ile Kentucky Derby’si, Preakness Stakes (Baltimore, Maryland) ve Belmont Stakes (Elmont, New York) yarışları “Triple Crown” (üçlü taç) adı altında anılmaya başlandı. Ancak, Churchill Downs Hipodromu’nun kurucusu Meriwether Lewis Clark Jr.’ın hayat hikayesi şimdiden unutulmaya yüz tutmuş gibidir. Dünya yarışcılığının çıtasını yükselten ve kalitesini belirleyen bu adam yarış kazanan herhangi bir attan daha az anılıyor. Babası Albay William Clark tarafından şımarık bir çocuk olarak büyütülen M. Clark Jr., dededen asker bir ailenin çocuğu olmasına rağmen daha hayatının başlarında “asker kaçağı” olarak anılmaya başladı. O’nun ilk travması, en iyi dostu ve arkadaşı olan babasını genç yaşta kaybetmesi idi. Babasını ölümünden önce üç kardeşi ölen M. Clark Jr., altı yaşında annesini kaybedince amcalarının yanında “sığıntı”, “yetim ve öksüz” olarak büyüdü. Ailede “Lutie” lakabıyla anılan Meriwether Lewis Clark Jr., 27 yaşında evlendi ve kendi ayakları üzerinde durmak, kendine has bir marka yaratmak konusunda hırslı bir çaba içine girdi. Babasından aldığı yarışcılık mirasını daha da ileri götürmek konusunda kararlıydı. Fransa’da yarış pistlerini inceledi, İngiltere’de incelemeler yaptı, bahisciliğin sorunsuz hale getirilmesi için projeler geliştirdi. M. Clark tüm çabalarının sonunda aile arazisi üzerinde büyük bir hipodrom kurmak için herkesin rızasını almayı başardı. Bütün bu zor işleri kurtarırken huysuz, kibirli ve kavgacı karakterini bilen aile her zamanki gibi diken üstündeydi. Aidat yüzünden kavga ettiği bir at sahibi ile düelloya girişmesi ve yaralanması ailenin tahammül sınırlarını aşmasına sebep oldu. Bunun üzerine üç çocuğu ve karısıyla Paris’e taşındı. Churchill Downs’ı Fransa’dan yönetmeye devam etmesi ve aile bireyleri ile bitmek tükenmek bilmeyen kavgaları yüzünden tüm görevlerinden zorla alındı. Büyük başarılarının hatırına başkanlık görevini “göstermelik” olarak devam ettirebileceği söylendi. “Hırslı” ve “kavgacı” Clark bu arada tüm parasını borsaya yatırdı.” Yumurtaların hepsini tek bir sepete” koyan Lutie’yi pazar ekonomisinin ritmik krizlerinden “1893 paniği” yakaladı. Bu krizde beş yüz banka kapandı, 15 bin işletme iflasını açıkladı, işsizlik oranı %50’lere yaklaştı. Borsa hiç bir işlem yapılamadan günlerce kapalı kaldı. Kriz M. Clark’ın üzerinden bir silindir gibi geçmiş, cebindeki son kuruşuna kadar almıştı. Artık finansal olarak sıfırdı. Işsiz ve parasız kalınca şehirden şehire seyahat ederek hipodromlarda denetmen olarak çalışmaya başladı. Camiadaki efsanevi ününden dolayı iş bulmakta zorlanmıyor fakat geçimsiz karakteri yakasını bırakmadığı için hiç bir işte uzun sü re tutunamıyordu. Bir gün Chicago’da bir barmenle tartışmaya girdi ve kendisinden özür dilemesi konusundaki ısrarı işe yaramayınca silahına davrandı. Başı beladan kurtulmayan Lutie, yalnız ve müflis bir sermayedar olarak çareyi izbe bir otel odasında silahıyla hayatına son vermekte buldu. “Sürprizleri seven” bir “yarışcı”nın finish’i böylece, tarifsiz bir acıyla noktalandı. Y MERIWETHER LEWIS CLARK JR.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=