2017_Subat

15 TJK’NIN SESİ ŞUBAT 2017 GECMİSTEN GÜNÜMÜZE 20. yüzyılda matematik işlemlerine tepkilerle yanıt verebilen bir atın ilginç hikayesi... Atların her zaman çok zeki hayvanlar olduğu kabul edilir. Ancak bilimsel olarak araştırıldığında, yunuslar, maymunlar, ahtapotlar, köpekler ve kedilerin arkasında kaldığı görülür. Fakat öyle bir attan bahsedeceğiz ki, bu tezi tersine döndürebilecek cinsten. 1900’lerin başında Berlin halkını heyecanlandıran, bilim insanlarını meraklandıran, hatta ünü okyanus sınırlarını aşarak New York Times’a haber olan bir atın öyküsünden bahsedeceğiz. Akıllı Hans, ünlü olduğunda 9 yaşında olan bir Rus atıydı. Atın sahibi ve eğitimcisi Von Osten eski bir matematik öğretmeni ve aynı zamanda avcı. Disiplinli bir at eğiticisi olarak, şiddet içeren yöntemler kullanmasa da Hans’ı bazen saatlerce çalıştıracak kadar sabırlı ve hırslı biri. Eğitmen Von Osten’in 4 yıl süren uğuraşları sonrasında Hans kendine takılan ‘’Akıllı’’ lakabını hak edecek beceriler sergilemeye başlamıştı. Kendisine Almanca sorulan sorulara başını sağa sola sallayarak ya da sağ ayağını yere vurarak yanıt veriyor. Yeteneklerini görmek isteyen izleyiciler Akıllı Hans ve Von Osten’i ücretsiz olarak izleyebiliyorlardı. O günlerde Akıllı Hans’ın neler yapabildiğine bakalım. Görünüşe göre 100’e kadar olan sayma sayılarını ve 10’a kadar olan sıra sayılarını (birinci,ikinci…) biliyor. Toplama, çıkarma, çarpma, bölme, zamanı söyleme, takvim üzerinde işlem yapma, Almanca okuma ve anlama yetilerine sahip. Ancak bilgisi sadece otomatik bir sayma yapmaktan ibaret değil. Kendisine sorulan bu sayıları bağlam içinde kullanabiliyor. Örneğin, ‘’Kaç seyircinin şapkası var?’’ sorusuna sağ ayağını yere vurarak doğru yanıt verebiliyor. Ayrıca kesirli sayılarla da işlem yapabiliyordu. Akıllı Hans’ın matematik yeteneklerinin bir başka örneğini de, ‘’39658127 sayısına 8 rakamından sonra virgül koyarsak elde edilen sayının onlar basamağı kaç olur?’’ gibi sorulara yanılmadan yanıt verebilmesini de görmek mümkün. Bunun dışında ‘’Ayın yedinci günü Cumartesi ise, sonraki Cuma ayın kaçıncı günüdür?” gibi sorulara tutarlı olarak doğru cevaplar verebiliyordu. Akıllı Hans sadece matematik alanında yetenekli bir at değil. Sahibi atına küçük harflerle yazılmış Almanca kelimeleri okumayı öğretmiş. Önüne koyulan pankartlar üzerinde kendisinden istenen kelimeyi doğru bir şekilde seçebiliyor. Bir kaç kelimeyi ise kodlayabiliyor. Müzik ve hafıza becerileri de kayda geçmiş. Daha önce gördüğü yüzleri hatırlayabiliyor ve birçok insana kısmet olmayan müzik bilgisi ile zamanının en az on üç melodisinin notalarını vuruşları ile hatırlıyor. Hatta kendisine dinletilen bir melodinin kulağa hoş gelip gelmediğini bile kafasını iki yana sallayarak yanıt verebiliyor. “Hangi nota çıkarılırsa hoş bir melodi elde edilir?” sorusuna, kulağı tırmalayan notanın dizi içindeki yerini ayağıyla sayarak yanıt verebiliyor. Akıllı Hans’ın bu kadar başarılı olmasında kendi yeteneği kadar sahibin çok iyi bir eğitici ve matematikçi olması başlıca faktör diyebiliriz. Hans’ın şöhreti artınca iddiaları incelemek için 1907 yılında Almanya’da bilimsel bir komisyon kuruluyor. Bu topluluğun vardığı sonuçlar hem bilimde kontrollü deneylerin önemini göstermiş, hem de hayvan davranışını araştırırken dikkatli olunması konusunda bir noktayı ortaya çıkarmıştı. Komisyonun yaptığı bir seri kontrollü deneyler sonucu, Hans’ın sorulara sahibinden başkası sorsa bile cevap verebildiğini göstermişti. Ancak soran kişi, sorduğu sorunun cevabını bilmediğinde ya da, Hans soruyu soran kişiyi görmediğinde neredeyse hiçbir soruya doğru cevap veremiyordu. Buradan da anlaşılabileceği gibi Hans’ın sırrı, çevresindeki insanların verdiği bu ufak sinyalleri algılamasında yatıyor. Aslında matematiksel işlem yapmıyor, sadece ayağını yere vurmaya başlıyordu. Sahibi ya da çevredeki insanların verdiği sinyallerden nerede durması gerektiğini anlıyordu. Yapılan araştırmalardan sonra bu olaya (yani insanların fark etmekte zorlandıkları ufak sinyalleri algılamalarına) ‘’Akıllı Hans Etkisi’’ adı verildi. Bu durum, psikoloji ve etolojide (hayvan davranışlarını inceleyen bilim dalı) süregelmiş yöntemlerin değişmesine yol açtı. Hayvan davranışıyla ilgili güvenilir sonuçlar elde edilmesinin, Akıllı Hans etkisinin ortadan kaldırılmasına bağlı olduğu anlaşıldı. Bazı deneyler sonucunda insanların istese de istemese de verdiği sinyallerin hayvan tarafından algılanıp kullanılmasını engellemek için, hayvanın performansının izole edildikten sonra ölçülmesinin gereği ortaya çıkmış oldu. AKILLI AT HANS... VAN OSTEN VE AKILLI HANS... HAZIRLAYAN : ERSİN BOYRAZ

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=