2017_Ocak

39 TJK’NIN SESİ OCAK 2017 ‘‘ ‘‘ hava şartlarından etkilenmeden çalışmasına imkan sağlandı. Ekipman olarak, MR cihazını devreye soktuk, gastroskopik muayeneler yapabiliyoruz, ikinci ultrasonumuz da devreye girdi. Laporoskopik müdahale imkanımız var. Yeni at hastanemizde eskiden kullandığımız aletleri de daha randımanlı ve güvenli kullanma imkanı sağladı. Eski hastanemizde tek bir muayene alanımız(poliklinik) vardı, burada iki yerimiz mevcut, hem dahili hem harici polikliniğimiz var. İlaç ve tıbbi malzeme depolama imkanlarımız çok genişledi. Bunu daha çok çeşitlendirebiliriz, kısaca özetlemek gerekirse, büyük ve modern bir tesise sahibiz.” Yurtdışında veteriner hekimlerin belli bir branş üzerine uzmanlaştıklarını biliyoruz. Bu konuda sizin ve diğer veteriner hekimlerin üzerine yoğunlaştığı konular nelerdir? Yurtdışında uzmanlaşma olduğu doğru, hatta tek bir hastalık üzerine bile çalışan veteriner hekimler vardır. Ama, atçılıkta gerçekten çok ileri olan ülkeler ile Türkiye’yi kıyaslamamak lazım. Bir kere at sayısı bize oranla çok fazla, dolayısıyla bu konuda uğraşan kişi sayısı da bizimle kıyaslanamayacak kadar çok… Bu konuyu sadece at yarışları olarak düşünmemek lazım, ülkemizde konkur atlarına ilgi de çok düşük. Bu bize neyi gösteriyor, atçılık sektörü Türkiye’de çok dar. Bu nedenle ata yönelen veteriner sayısı da yetersiz. Yani ülkemizde veterinerin spesifik bir at hastalığı üzerine kendini eğitmesi maddi olarak hayatını devam ettirememesine neden oluyor. İstanbu At Hastanesi’nde tüm veterinerlerimizin safkanlar için belirli bir hizmeti vermesi gerekiyor. Bunun yanında hekimlerimizin bazıları belirli branşlarda özel eğitimler aldılar ve kendilerini geliştirdiler. Tabii, bunu yurtdışındaki gibi bir branşlaşma olarak düşünmemek lazım. Çünkü, onlar ömürleri boyunca tek bir konu üzerinden devam edebildikleri gibi, kurumlar tarafından da maddi olarak destekleniyorlar ve karşılarında, bizim ülkemizde olan sayının belki 100 - 200 katı fazla at ile çalışıyorlar. At sayısının yetersizliğinden dolayı ilaç firmaları birçok ilacı Türkiye’de ruhsatlandırma yapmaktan kaçınıyor. Branşlaşma konusuna değinecek olursak, veterinerlerimiz birçok eğitim aldı. Özellikle en popiler hastalıklar üzerinden isim isim gidecek olursak, baş veteriner Hülya Hartoka, Atroskopi (Kamerayla ekleme girip parça alma) opersayonları konusunda ortopedik eğitim aldı. Cihan Kumaş, üst solunum yolu cerrahisi ve hastalıkları yönünde eğitim aldı, aynı zamanda bu konu üzerine Doktorası da mevcut. Gökhan Parker, drtopedi ve iç hastalıklarından kolik cerrahisi yönünde eğitim aldı. Emrah Yiğittürk, atroskopi üzerine ortopedi eğitimi ve kolik cerrahisi yönünde eğitim aldı. Öyküm Kaya, ortopedi üzerine eğitim aldı. Dursun Doğan, kolik cerrahisi yönünde eğitim aldı. Alper Mete, laboratuvar tetkikleri üzerine eğitim aldı, aynı zamanda mikrobiyoloji dalında Doktorası mevcut. HASTANESİ MUHLİS ARSLAN A T L A R I M I Z I N S A Ğ L I Ğ I N I K O R U Y A N L A R

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=