2017_Mart
20 TJK’NIN SESİ MART 2017 İZMİR AT HASTANESİ Mehmet Aksoy’u tanıyalım? 1969 yılında Karabük’te doğdum. 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden mezun oldum. 1997 yılında, Türkiye Jokey Kulübü ailesine katıldım. Burası benim ilk ve tek iş yerim. Son 5 yıldan bu yana da Şirinyer Hipodromu at hastanesi sorumlu yöneticisi olarak görevimi sürdürmekteyim. Burada kaç personelle hizmet veriyorsunuz? Yeni hastanenin ne gibi avantajları olacak? 4 veteriner hekim, 4 sağlık teknikeri ve diğer çalışma arkadaşlarımızla birlikte toplam 21 kişi ile atçılarımıza hizmet vermeye çalışıyoruz. Yeni hastanemizde 2 tane operasyon odamız, 3 adet uyandırma odamız ve herkesin kullanabileceği kendine ait odası var. Lavabosu, duşu, tuvaleti gibi temel ihtiyaç duyulan kullanım alanları mevcut. Eski hastanede bu konularda biraz sıkışıktık. Yeni hastanemizde gözümüze çarpan en büyük sorun, tabanın yekpare olmaması. Bu durum hijyenik açıdan sorun yaratabiliyor. Çünkü biz eski hastanemizde günde bir kaç kez yerleri dezenfekte ediyoruz, fakat yeni hastanede yerin tek parça olmamasından dolayı problem yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Yurtdışında veteriner hekimlerin belli bir branş üzerine uzmanlaştıklarını biliyoruz. Bu konuda sizin ve diğer veteriner hekimlerin üzerine yoğunlaştığı konular nelerdir? Branşlaşma konusunu kısmi olarak burada yapabiliyoruz ve adım adım ilerliyebiliyoruz. Belli operasyonlar için arkadaşlarımız yurtdışına gitti ve orada aldıkları eğitimle ciddi bir yol katettiler. Örnek verecek olursak, Hakan Zaralı solunum yolu cerrahisi ile alakalı yurtdışında eğitimler aldı ve onları burada uygulayabiliyor. Atroskopyleri de ağırlıklı olarak Hakan arkadaşımız yapıyor. Beslenmede ise doktorası bulunan Atacan Erkan’ın uzmanlaştığını söyleyebilirim. Tabii, burada çok fazla branşlaşma şansımız da olmuyor, çünkü nöbetlerde tek kalıyorsunuz ve her konuda belli bir bilgiye sahip olma zorunluluğunuz var. Operasyonlarda ayırım yapabiliyoruz, çünkü ameliyatlarda daha programlı gittiğimiz için, kim gerçekleştirecekse o burada hazır bulunuyor. Hastaneye gelen safkanların problemlerini göz önüne aldığımızda, en çok karşılaştığınız hastalıklar ve sakatlıklar nelerdir? İzmir’de bizim pistimiz sola döndüğü için, sorunlar da sol taraftan çıkıyor. Eklemlerde ve dizlerde küçük kırıklar, tendon rahatsızlıkları en çok karşılaştığımız problemlerin başında geliyor. Zaten bunlar yarış atlarının tipik hastalıklarıdır. Genelde çok büyük rahatsızlıklarla karşı karşıya kalmıyoruz, çünkü bunlar iyi bakılan canlılar ve sporcu oldukları için de genellikle problemler de ortopedik oluyor. Bir diğer karşılaştığımız hastalık ise, yumuşak damak rahatsızlıkları, bu kalıtsal bir problem ama erken fark edilirse dil bağı veya çarpraz kantarma ile çözüm elde edilebiliyor. Çünkü burada amaç, atın ağızdan değil burundan nefes almasını MEHMET AKSOY
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=