2017_Kasim
58 TJK’NIN SESİ KASIM 2017 Türkiye Jokey Kulübü’nün birbirinden güzel sunucuları Esen Gök, Özge Can Dilek, Burcu Durmaz, Ecem Karakaş ve Canan Arslan ile bir araya geldik ve mesleklerine dair sohbet ettik. Neden atçılık sektöründe spikerlik yapmayı tercih ettiniz? BURCU DURMAZ: Aslında atçılık sektörüne spikerlik ile başlamadım, yarış atı antrenörü olarak başladım. Sonrasında, Amerika’da yaklaşık 2 yıl kadar antrenörlük üzerine çalıştım ve okudum, farklı iş kollarında çalışmayı da denedim fakat atlardan ayrılamadım. Neticesinde, televizyona sunucu spiker olarak başvurdum ve kabul edildim. Altı yıl oldu. TJK ailesinde keyifle ve zevkle çalışıyoruz. CANAN ARSLAN: Ankara TJK TV için sunucu ihtiyacı olduğunu duymuştum, atlara ilgim ve sevgim de olunca hiç tereddüt etmeden başvuruda bulundum. ECEM KARAKAŞ: Hayvanlara karşı olağanüstü bir sevgim var. Küçük yaşlarımdan itibaren sokakta gördüğüm her hayvanı tutup eve götürmek, evimde beslemek isterdim. At kadar asil canlılar ile birlikte olmak keyif verici, bir de bıcırbıcır konuşmayı seviyorsanız değmeyin keyfimize. ESEN GÖK: Türkiye Jokey Kulübü çok köklü ve önemli bir kurum bence herkes TJK’da çalışmak ister. Ben de sunucu arandığını duyduğumda ilana başvurdum ve yaklaşık 6 aydır TJK TV’de çalışıyorum ve burada olmaktan da çok mutluyum. ÖZGE CAN DILEK: Ailemdeki at yarışı sevdasından. Hipodromlarda geçirdiğim vakitlerde yarışseverlerdeki o heyecan, ortamdaki o coşku, sosyal sorumluluk projeleri adı altında gerçekleştirilen organizasyonlarda bulunmak her zaman ilgimi çekmiştir ve bugün TJK ailesinin bir parçası olmak gurur verici. Mesleğinizin zorluklarından bahsedebilir misiniz? BURCU DURMAZ: Ekran önünde olmak gerçekten zor. Çünkü sağlığınız da moraliniz de her zaman yerinde olmuyor ama sizi izleyenlere her zaman pozitif bir elektrik vermek zorundasınız. Mesela, at yarışı anlatan spiker arkadaşlarımızın sadece sesleri duyuluyor yani onlar istedikleri zaman istedikleri kıyafet ile gelebilirler yüzleri istedikleri gibi olabilir ama bizim için öyle değil. Bizim yüzümüz her zaman gülmek zorunda, her zaman bakımlı olmak zorunda, yani hasta olmaya vaktimiz yok, hiçbir zaman moralimizin bozulmasına vaktimiz yok, her zaman pozitif olmak zorundasınız ve mesleğimizin zorluklarından birisi de bu. ECEM KARAKAŞ: Canlı yayın çok dikkat gerektiren bir çalışma. Her an size aktarılanları izleyiciler ile paylaşmanın bir o kadar zor olduğunu düşünüyorum. Sevgili izleyicilere en hatasız şekilde aktarımı yapabilmek adına çok çalışıyorum. Kameralar karşısında olmak size neler hissettiriyor? CANAN ARSLAN: Ben hep iyi hissetmişimdir ama önemli olan karşınızda kamera olduğunu unutmak. Sunuculuk ve spikerlik adrenalini çok yüksek bir meslek. Adrenalinin de iyileştirici bir etkisi var. Örneğin, çok hastasınızdır ama kamera kayıtta ise iyileşiverirsiniz. ÖZGE CAN DILEK: Kameralar ve mikrofon hayatımla özdeşleşmiş durumda. Kendimi onlarla daha iyi hissediyorum. Spikerlikte olmazsa olmazlar nelerdir? ECEM KARAKAŞ: Olmaz dediğim tek kural bencil yaklaşımdan kaçınmak. Biz ibaresi ile izleyicilere seslenmektir. Kamera önünün önemli olması kadar işin mutfak kısmı olmazsa olmazımdır. Nasıl ki bir yemeğin sunumunda iyi yıkanmış ve iyi pişirilmiş olması önemli ise kamera arkası ekibimizin katkısı da bir o kadar önemli. Çünkü pişirip izleyicilere sunduğumuz bu yemek bir ekip işidir. ESEN GÖK: Öncelikle şunu söyleyerek başlamak isterim, ilk olmazsa olmaz güzellik değildir. Asla sunduğunuz haberin önüne geçmemelisiniz. Tabii ki düzgün bakımlı ve temiz görünmelisiniz, bu sizin önce kendinize olan saygınız ardından hitap ettiğiniz topluluğa karşı olan saygınızı gösterir. Ama dediğim gibi seyirci sizin güzelliğiniz ile ilgilenmez ya da ilgilenmemeli, dikkati kendinize değil, sunduğunuz habere çekmelisiniz. İkinci madde, diksiyon. Türkçe’nin çoğu zaman katledildiği, günden güne yıpratıldığı böyle bir dönemde dilimize sahip çıkmamız çok önemli. Ama bunlar yeterli değil, bunlardan daha da önemlisi donanımlı olmak. Özellikle canlı yayınlarda öyle anlar gelir ki çok hızlı kararlar almanız ve aldığınız kararların doğru olması gerekir. Çok berrak bir zihin ile düşünmeniz, odağınızın kaymaması ve ekibinizle çok iyi koordine olmanız gerekir. Bunlar da büyük bir donanım gerektirir ve hemen edinilen özellikler değildir. Atlar size ne ifade ediyor? CANAN ARSLAN: Atlar muhteşem varlıklar. Hisli ve zeki. Asırlardır onlarla yaşıyoruz ve Osmanlı’dan Türkiye’ye dönüşen bu topraklarda savaşlar at üstünde kazanıldı, fetihler bu güzel canlılarla yapıldı. Atatürk at yarışlarını toplumun içinde bulunduğu koşullarda moralini yükseltmek için bir gereklilik görmüş Gazi’ye adanmış koşu da 91 yıldır kesintisiz olarak yapılıyor, bu çok önemli. ESEN GÖK: Atlardan etkilenmemek mümkün değil, çok özel varlıklar. Atlar deyince benim aklıma ilk gelen hissiyat. Şöyle ki, bence atlarda bütün TELEVİZYONUMUZUN
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=