2017_Kasim

34 TJK’NIN SESİ KASIM 2017 S onbaharın havasını hissettiğimiz günlerden birinde, ekranların güldüren yüzü Yavuz Seçkin’i Veliefendi Hipodromu’nda TJK ekranlarının sevilen yüzü Hilal Ergenekon ile birlikte konuk ettik. Kapıda sıcak bir selamlaşmanın ardından, Medya Merkezi’ne geçtik ve Özcan Yıldırım, kardeşi Abbas Yıldırım, menajeri Eray Pak ve yakın arkadaşları oyuncu Turan Selçuk Yerlikaya ile karşılaştık. O an Yavuz Seçkin’in atçılığa yabancı olmadığını anladık. Çünkü Yavuz Seçkin, Özcan Yıldırım’ı hemen tanıdı ve kendisi ile öz çekim gerçekleştirdi, yarışsever arkadaşlarına Özcan Yıldırım ile birlikte çekildikleri fotografı gönderdi. Bir çok jokeyi isim olarak bildiğini ve başarılı jokeyleri gördüğünde adeta ünlü görmüş gibi heyecanlandığını dile getirdi. Apranti Eğitim Merkezi’ne gittik, oranın eğitim atları ile keyifli dakikalar geçirdi, öz çekimler yaptı, hatta muhteşem taklit yeteneği ile atları konuşturdu. Biz de kendisini yarışsever olarak tanımlayan, komedi dünyasının ünlü ismi Yavuz Seçkin ile keyifli bir sohbet yaptık. Veliefendi Hipodromu’na daha önce gelmiş miydiniz? Evet, aslında çocukluktan itibaren babam tarafından birkaç kez getirildim, daha sonrasında da zaman buldukça ara ara gelirim. “Yavuz’un Minibüsü’’ adlı program ile tanındınız, fenomen oldunuz. Aklınıza nereden geldi at yarışlarını mizahi bir dil ile anlatmak? At yarışlarını amatör olarak zaten takip ediyordum, atları da çok sevdiğim için radyo programının içine böyle bir bölüm koymak istedim ve programa ‘’Muzaffer Son Dörtyüz’’ adını verdik. Radyo yayını yaptığım dönemde çok popüler bir bölümdü, jokey arkadaşlar çok seviyorlardı ve fazlaca yarışsever takip ediyordu. Biz de çok eğleniyorduk. Sosyal medyada kayıtları var ve hala çok dinleniyor. 10 yıl at yarışlarını mizahi bir dil ile anlattım. Buraya geldiğim zaman kendimi bir at yarışı spikeriymiş gibi hissettim, sanki birazdan çıkıp yarışları ben anlatacakmışım duygusu oluştu. Atları mizahi bir dil ile anlatıp, buraya gelip onları yakından görmek güzel bir duygu. Peki hiç gerçek yarış anlatmayı denediniz mi? Denemedim ama yapabileceğimi düşünüyorum. Bir gün belki onu da deneriz, hatta onun için ayrı bir bölüm yapabiliriz. Belki benim yaptığım tiplemelere anlattırırız. Mesela Bülent Ersoy, at yarışı anlatırsa: “Evet, iç kulvardan geliyor. Aaaa... Nereye geliyorsun evladım, bana haber verdin mi? Önce bana soracaksın gelirken. Dur bakayım sen, dış kulvardan yürü…” Ya da bir Orhan Gencebay’ın ağzından: “Gönül dostu geliyor, daha güzel bir yarış için arkadaşlar hazır mıyız? O zaman…” diye, değişik bir anlatım yapabiliriz. Neden olmasın? Türkiye Jokey Kulübü, Kadın Seyisler projesi başlattı ve artık atlara kadınlar da bakıyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz? Onu atlara sormak lazım, bu durumdan atlar çok memnundur. Ben at olsam hoşuma giderdi. Tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum, inşallah kadın çalışanların sayısı daha da artar, at yarışını anlatan kadın spikerleri de duymak isteriz. Daha önce hiç at binme şansınız oldu mu? Olmadı, onu da yapacağım inşallah. At sahibi olmayı düşünüyor musunuz? Önümüzdeki dönem belki olabilir. Fakat o ayrı bir uğraş, zaman ve emek istiyor. Ben yaptığım bütün işlere karşı çok ilgi göstermeyi ve zaman ayırmayı seviyorum, zaman ayıramadığımda üzülüyorum. Eğer bir gün atım olursa da vaktimi ona ayırmak isterim. Peki at sahibi olsaydınız atınızın adı ne olurdu? Seçkin Batur... Neden olmasın... YAVUZ SECKIN ATA SAPKA CIKARTAN ADAM RÖPORTAJ : DERMAN ALTUNBAŞ

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=