2017_Haziran

18 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2017 Saumur, at ve binicilik dendiğinde tüm dünyada çoğu kişinin aklına gelen ilk isimlerden biri. Paris’e 2 saatlik uzaklıkta bulunan, Loire Nehri kıyısındaki 30.000 kişilik bir nüfusa sahip bu tarihi şehir, ziyaretçilerini 1999 yılında çelik borulardan yapılmış, “Archeval” isimli dünyanın en büyük at heykeli ile karşılamakta. Atlar Saumur’de yalnızca kendi sektörü içinde değil, ekonomi, turizm, ticaret ve el sanatları gibi pek çok farklı alanda da önemli bir yere sahip ve bölgenin kültürel zenginliğine büyük bir katkıda bulunmakta. Şehrin at ile olan sıkı bağlarının temeli 400 yıl önce, 16. Yüzyılın sonunda Kral IV. Henry’nin arkadaşı Duplessis- Mornay’a, Saumur’de bir protestan üniversitesi ve binicilik akademisi kurmasına izin vermesi ile atılmıştır. 19. yüzyılda, daha sonra “Cadre Noir”a dönüşecek olan Süvari Okulu’nun kurulması ve 1972 yılında Ulusal Binicilik Okulu, Ecole Nationale d’Equitation’ın açılmasıyla şehir tüm dünyaya yayılan “at şehri” ününü ve tarihten gelen geleneğini perçinlemiştir. Saumur’deki Süvari Okulu’nun etkileri Osmanlı İmparatorluğu’na kadar yayılmıştır. Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa, Fransa seyahati esnasında Süvari Okulu’nu ziyaret etmiş ve burada verilen eğitimlerden çok etkilenmiştir. Bunun üzerine İstanbul’da da ordu için böyle bir okul kurulmasını istemiş ve 1911 yılında Bakırköy’de “Süvari Binicilik ve Tatbikat Okulu” açılmıştır. Hem Osmanlı, hem de Cumhuriyet döneminde pek çok subayın Saumur’de eğitim aldığı bilinmektedir. 20. yüzyılın başlarında, süvari birliklerinin yerini tank ve uçakların almaya başlamasıyla beraber, aslen Fransız Ordusu’na süvarilerin yetiştirildiği Cadre Noir’ın ordu içindeki işlevi sorgulanmaya başlamış, ancak dönemin hükümeti Fransa için yaşayan bir miras olan Cadre Noir’ın kaldırılmasını istememiştir. 70’li yıllarda biniciliğe olan ilginin ve binicilik merkezlerinin sayısının hızla artmasıyla, Fransa’da biniciliğin CADRE NOIR

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=