2017_Eylul

35 TJK’NIN SESİ EYLÜL 2017 Oysa ki bizim atçılık camiası olarak atlarımızın tedavi süreçlerinde biz nasıl dinleniyorsak dinlendirilmeleri ve antrenmana ilaç alarak çıkmamaları gerekir. Son günlerdeki yasaklı maddelerle ilgili olarak da sektörümüzün departman olarak bizim de sık sık karşı karşıya kaldığı bir probleme dayandırabileceğini düşünmekteyim. Sektörümüz ata mahsus ürünlerin temininde sıkıntılar yaşamaktadır. Biz hara ve aşım istasyonlarımız için aylar süren ithalat süreçleri sonrasında ülkemizde bulunmayan ürünleri ithal etmek zorunda kalıyoruz. Atçılık sektörümüzde ata mahsus ürünleri bir İngiltere’de Fransa’da örneklerini gördüğümüz üzere temin edememekteyiz. Bu konuda ata mahsus üretim yapan firmaların Türkiye’deki temsilciliklerinin daha etkin olmaları gerektiğini düşünmekteyiz. Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı? Yukarıda da belirttiğim üzere, yarışların sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi ve birbiriyle rekabet edebilecek atların hipodromlarda bulunmasını temin etmek için, koruyucu hekimlik uygulamalarının popülasyon bazında sağlanması gerekmektedir. Bu amaçla hipodromlara giriş ve çıkışlarda yapılan muayeneler, raporların tutulması, aşılamaların üzerinde bu kadar durulması hep bu yüzdendir. Ancak bunlar çoğu zaman camiamızın bir bölümü tarafından maalesef yalnış algılanmakta ve engel olarak görülmektedir. Diğer paylaşmak istediğim bir husus salt para kazanma düşüncesiyle yapılan bir atçılığın sektörümüze hiçbir katkısının olmayacağı, tam tersine geriye götüreceğini, at refahının ön planda tutulmadığı bir atçılığın gelişemeyeceği ve Türk tarihindeki atçılık kültürümüze aykırı olduğunu düşünmekteyim. Tüm atçılık camiamızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, saygılarımı sunuyorum. HÜLYA HARTOKA HİLAL DOSTEL EMRE GÜR MUSTAFA CEM TİMUR

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=