2017_Aralik
32 TJK’NIN SESİ ARALIK 2017 Jokeylik hayatında binlerce başarıya imza atan ve yetiştirdiği başarılı öğrencilerle de adından söz ettirmeyi başaran namıdiğer “Büyük Usta” bizlere, “Hayat Yarışını” anlattı… 1944 , Kocaeli doğumluyum. Küçüklüğümde çok at bindim. Bizim orada, geleneksel olarak at yarışları düzenlenirdi. Biz de, bu koşulara kendi atlarımızla katılırdık. Daha o zamanlar sabah erkenden kalkar, Uzuntarla’da idman yapardım. Katıldığım bütün yarışları kazandığım için “Arıcılar’ın Atı”nın koştuğunu duyan herkes bu koşuları izlemeye gelirdi. “YUMURTAYA NAL ÇAKAN HAYRETTİN” Eskiler iyi bilirler, benim amcam Nalbant Hayrettin Arıcı’dır. Kendisi, yumurtaya nal çakmasıyla ünlenmiştir. Hatta, nalladığı yumurta ile beraber çekilmiş fotoğrafları, gazetelere haber olmuştur. Beni, 1959 senesinin ilkbaharında, Eski Ankara Hipodromu’na getiren de amcamdır. Hiç unutmam, o sene Gazi Koşusu’nu, William Giraud’ya ait olan Beau Manoir, Kazım Yıldız idaresinde kazanmıştı. Ben kariyerime, Karamehmet Ekürisi’nde başladım. Ekürimize ait olan atların bakımını yapıyor, idman yaptırıyor ve yarışlara katılıyordum. Antrenörümüz, bana olduğu gibi, Ekrem Kurt’a, Kazım Yıldız’a, Süleyman ve Davut Akdı’ya çok şey öğretmiş olan Burhan Şeremgen’di. “EN GEÇ ve EN GERİ” O yıllarda çok koşu düzenlenmiyordu. On beş yarış kazanan da jokey oluyordu. Ben çok çalışarak bir sene içinde jokeylik lisansımı aldım. Aldıktan sonra da katıldığım ilk yarışta, Burhan Karamehmet’in İzabel adlı atına bindim. O zamanlar start makinası yoktu. Onun yerine kuşak kullanılıyordu. Atımın döndüğü bir anda da start verildi. Ben de, en geç çıktım ve en geri geldim. Bu yarıştan hemen sonra, ekürimizin Ebru adlı safkanı ile Ankara’da düzenlenen bir koşuya katıldım. Yarışta son düzlüğü döndüğümüzde, Yaşar Atçı ile yanyana geldim. O da, Düzdağlı adlı bir safkanı idare ediyordu. Son 200’e kadar, kıran kırana mücadele ettik. Ben, o yıllarda sadece sağ elimle kamçı kullanabiliyordum. Daha doğrusu, sol elimle nasıl kullanacağımı tam olarak bilmiyordum. Tam 200’e geldiğimizde kamçıyı sağ taraftan kullanınca atım dışarı açılıverdi. O noktada kamçıyı sol elime alıp kullanmam gerekiyordu. Acemilik işte, daha ikinci yarışım, onu yapamadım ve koşuyu boyun farkıyla kaybettim. Aykut Arıcı ESKİ ANKARA HİPODROMU 1962 KAZIM YILDIZ AYKUT ARICI MÜMİN ÇILGIN
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=