2015_Aralik
28 TJK’NIN SESİ ARALIK 2015 Kısa bir yolculuk sonunda vardığımız Yalçın Harası’nda bizi Oğuz Yalçın bizzat karşıladı. Tanışmamız sonrasında hem dolaşıyor hem de sorularımızı kendisine yöneltmeye başlıyoruz. 300 dönümlük arazi üzerinde gayet düzenli ve sistemli çalışan modern bir hara kurmuşsunuz. Bu bize gösteriyor ki gelecekte yetiştiriciliğimizde büyük başarılar elde etmeniz kaçınılmaz. Böyle bir tesis için ne gibi projeler ürettiniz ve yeni hara kuracak yatırımcılara önerileriniz neler olabilir? “Öncelikle toprak yapısı bizim için çok önemliydi, bütün analizlerimizi yaptırdık. Kaç tay kapasiteli olacağını belirledik, çünkü bu tesisin kapasitesini tespit etmemiz gerekiyordu. Şu anda çiftliğimizde 35 - 40 tay yetiştirebilecek durumdayız. Modern cihazlarla donatılmış bir tesis olmasının yanı sıra doğru lokasyona da sahip olmanız gerekiyor. Bizim haramız Türkiye Jokey Kulübü Karacabey Aşım İstasyonu’na da çok yakın. Ve tabi ki herşeyden önemlisi doğru personel. Bu bölgede işini bilen seyis bulunabiliyor. Ayrıca veteriner ve nalbant hizmetlerini de alma konusunda sıkıntı yaşamıyoruz. Benim dikkat ettiğim konular bunlardı, yeni hara kuracak arkadaşlara da tavsiyem bu hususlara fazlasıyla dikkat etmeleri olacaktır.” Türkiye’deki atçılık ve yetiştiricilik konusunda neler düşündüğünüzü öğrenebilir miyiz? “Ülkemiz olması gerekenin çok gerisinde. Yapılacak o kadar çok şey varki, öncelikle yarışçılık ve yetiştiriciliği ayrı ayrı ele almamız gerekiyor. Yetiştiriciliğimizin sorunları göz önünde bulundurularak dünya standartlarında at yetiştiriciliğine yönelip, bu amaç etrafında birleşmek gerekiyor. Ülke yöneticilerinin de bir strateji belirleyip, devlet desteğini bizlere veya bu işe gönül verenlere sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Bu destekler devlet teşviği, hibe veya kredi vermek şeklinde olabilir. Pansiyon giderlerinin azaltılması, kısrak ve aygır başına teşvik verilmesi, doğan tay başına diğer büyük baş ve küçük baş besicilikte olduğu gibi destek primi sağlanması, çarelerden birkaçı olabilir. Bir de yurtdışından damızlık kısrak ve aygır ithalatı konusu var. Bakın, aygırlarımız yetersiz, daha fazla kan çeşitliliğine ihtiyaç duyuyoruz. Son yıllarda özel yatırımıcılar değişik düzeyde aygırlar getirmeye başladılar, bu konuda bir gelişme söz konusu ve bu beni son derece mutlu ediyor. Desteklenirse zamanla yeterli sayıda aygıra ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Şartnamelerin kesinlikle gözden geçirilip kısıtlamaların azaltılması önemli, kan çeşitliliğini oluşturup daha iyi nesilleri yetiştirmemiz gerekiyor.” Kan çeşitliliği demişken, yurtdışında olsun Türkiye’de olsun, at sahipleri ve yetiştiriciler her sene birçok damızlık kısraklar alıyorlar. Sizce bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir ve hangi ülkeler öncelikli olarak tercih edilmelidir? “İlk olarak iyi bir pedigri analizi yapılmalı. İthal edilecek kısrakların iyi yarış atı veren bir familyadan geliyor olması, eğer varsa verdiği yavruların yarışlarının tatminkar olması, sağlıklı annelik yapabilmesi, iyi bir fertiliteye sahip olması, kendisinin ve taylarının yapısal bozukluğu bulunmaması, iyi bir konfirmasyona sahip olması vb. gibi dikkat edilecek birçok konu var. Bu birbirinden ayrı parçaları bir bütünlük içinde toplayabilirsek, başarının da kaçınılmaz olacağını düşünüyorum. Yurtdışından kısrak alımına gelecek olursak, Avrupa ve Amerikan kısrakları Türkiye’de kabul görüyor. Amerika’nın bu konuda daha fazla çeşitliliğe sahip olduğunu ve alımlarda bu ülkeye daha çok önem vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Avusturalya’dan da boş kısrak getirilebilir. Bu yolla ciddi bir potansiyel sağlayacağımız muhakkaktır.” Son olarak size Topaz Stud’ın organize ettiği “Passion For Horse” etkinliğinde gördük, sizce faydalı bir konferans oldu mu? “Evet çok olumlu bir organizasyondu. Şahsi kanaatim bireysel girişimlere gerek kalmadan kurumlar tarafından daha geniş çaplı perspektifle bu tarz organizasyonlar süreklilik içinde yapılmalı. Tuğban İzzet Aksoy, bununla ilgili bir ön açıcı olmuştur. Kurumsal bazda devam etmesini umuyorum.” Güneşli bir sonbahar günü Yalçın Harası’nı ziyaret ettik. Atların dışında, köpekler, koyunlar, ördekler ve hindilerle zaman geçirdik, bol bol temiz hava aldık. Çok güzel bir gündü. Oğuz Yalçın ve ekibine teşekkür ediyor, bu güzel tabiat köşesinden harika anılarla ayrılıyoruz. RAKAMLARLA YALÇIN HARASI Yer : Bursa - Mustafa Kemal Paşa Arazi : 300 Dönüm Tavla : 2 Box : 102 Padok : 18 [12 çim - 6 kum] Aygır : 5 [Arizona Red, Black Bishop, Domino Effect, Tony Montana, Super Step] Kısrak : 51 Tay : 41 Personel : 10
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=