2020_Mart

H.A.S.: Merhaba değerli TJK’nın Sesi Dergisi okuyucuları, bir Atçılık Sohbetleri Programı’nda daha sizlerle birlikteyiz. Her at sahibinin gönlünde, şampiyon bir ata sahip olmak yatar. Biz de bu ve önümüzdeki programlarımızda Sevgili Sadun Oktav ile birlikte, at sahibi olmak hakkında sıklıkla sorulan sorulara yanıt arayacağız. Hoş geldin sayın Sadun Oktav… S.O.: Hoş bulduk, Hasan Ali. H.A.S.: Şampiyon bir ata sahip olabilmek için öncelikle bir ata sahip olmamız gerekiyor. At sahibi olma noktasında da karşımıza birçok seçenek çıkıyor. İstersen, öncelikle bu konu hakkında konuşalım. S.O.: Hasan Ali, ülkemizde at sahibi olmak istiyorsanız, bunun bir çok yolu var esasında. Ama ilk önce hangi yaş grubunda bir ata sahip olacağınıza karar vermeniz gerekiyor. Henüz yarış hayatına başlamamış olan bir tay da satın alabilirsiniz, hali hazırda koşan bir tay veya at da satın alabilirsiniz. Şimdi, arzu edersen öncelikle tay sahibi olmaktan bahsedelim. Genelde ülkemizdeki yetiştiriciler, taylarını 18 aylık oldukları zaman satışa sunuyorlardı ama son zamanlarda artık 6. ayını doldurup anne yanından ayrılan taylar da satışa sunuluyor. Bu noktada karar verilmesi gereken bir diğer konu da tayın erkek mi, yoksa dişi mi olacağını belirlemek oluyor. Bana, alınmak istenen tayın cinsiyetinin ne olması gerektiği hakkında bir soru sorulduğunda, ben de onlara nasıl bir strateji izleyeceklerini soruyorum. Alacakları tay veya atı hemen mi koşmak istiyorlar, bir tay alacaklarsa da kaç aylık veya kaç yaşında almak istiyorlar? Dediğim gibi, son zamanlarda 7 – 8 aylık tayların satışı daha revaçta. At sahipleri, taylarını yetiştiricilerden daha küçük yaşta satın alıp, kendi şartlarında, kendi isteklerine göre besleyip büyütme yoluna gidiyorlar. Bunun dışında, taylar eski usul diye tabir edebileceğimiz, “Yearling” satışlarında da el değiştirebiliyorlar. Bu satışlar da genellikle, Eylül ve Ekim aylarında yapılıyor. Diğer yandan, yine yetiştiricilerden veya Safkan İngiliz Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği’nin yaptığı satışlardan da “Yearling” satın alınabiliyor. “NE YAPMAK ISTEDIĞINIZI BILIRSENIZ, ONA GÖRE BIR YOL IZLEYEBILIRSINIZ” H.A.S.: Peki, herhangi bir seçeneğin diğer bir seçeneğe göre daha avantajlı olduğunu söyleyebilir miyiz? S.O.: Bu sorunun cevabı da kişiden kişiye değişiklik gösteriyor. Çiftlik sahibi olan ve bir yetiştiriciden at satın alan bir at sahibi adayı, atı daha yaşına bile girmeden satın alıp kendi çiftliğine götürüyor, gıdası ve sporunu istediği şekilde yaptırmak istiyor. Kimi at sahibi olmak isteyenler ise kendilerine ait bir tesise sahip değiller. Onlar da koşmaya hazır olan veya yaklaşık 1.5 yaşında olan ve 7 – 8 ay sonra koşmaya hazır hale gelebilecek tayları tercih edebiliyorlar. H.A.S.: Bu durumda, at sahibi olurken almamız gereken kararların, kısa ve uzun vadeli planlarımıza göre değişiklik gösterdiğini söyleyebiliriz. S.O.: Kesinlikle öyle, bana gelen sorulara cevap vermeden önce, ben de onlara bazı sorular soruyorum. Burada, stratejinizi belirlerken önemli olan ne yapmak istediğinizi bilmektir. Daha sonra ne yapmak istediğinizi bilirseniz, en başta ona göre bir yol izleyebilirsiniz. H.A.S.: Peki, o zaman biraz da avantaj ve dezavantajlardan bahsedelim. Son zamanlarda trend olduğunu söylediğimiz, annesinden yeni ayrılmış olan bir tayı satın aldığımızda, ne gibi dezavantajlar ile karşılaşıyoruz? S.O.: Yetiştiriciler, anne yanından yeni ayrılmış bir tayı satarlarken, o tay kendi çiftliklerinde kalmayacağı için bazı risklerden de uzaklaşmış oluyorlar. Bu nedenle de küçükken alınan taylar, daha ucuza el değiştirebiliyor. Fakat, yeni bir at sahibi olarak böyle bir tercih yaptığınızda, tayın sağlığı ve gelişimi ile ilgili riskleri de göze almış oluyorsunuz. Bu noktada, “Yearling” satın almak bir başka seçenek olarak karşımıza çıkıyor. Bu konudan daha da detaylıca bahsederiz ama alacağınız tay 16 – 18 aylık olduğunda, yetiştiriciler bu geçen sürede, bazı riskleri ve masrafları da göze almış oluyor. Bunun yanında, kimi yeni at sahipleri de idmanlara başlamış olup, birkaç ay içinde yarışlara katılmaya hazır hale gelecek olan tayları veya hali hazırda yarışlara katılıp, koşar durumda olan tay veya atları tercih ederek, ortaya çıkabilecek tüm riskleri göz ardı edebiliyorlar. H.A.S.: Yeni bir at sahibi adayı olarak, bir tay veya bir at satın alırken, asgari düzeyde risk aldığımızda, bu durum tayın veya atın fiyatlarına da ne oranda yansıyor? S.O.: Günümüzde, eskiden olduğu gibi çok büyük fiyat farklarıyla karşılaşmıyoruz. Artık, anne yanından yeni ayrılmış olan taylar ile onların “abileri ve ablaları” diyebileceğimiz, 17 -18 aylık taylar ile hemen hemen aynı fiyatlara satılmaya başlandı. Anne yanından yeni ayrılmış olan tayların fiyatlarının yükselmesinin nedenlerinden birisi de yarış ikramiyelerinin arttırılmış olmasıdır. Bu da atçılık sektörünü pozitif yönde etkileyen bir 33 TJK’NIN SESİ MART 2020

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=